23   2017

 

  • , .
  • .
  • , .
  • , .
  • .
  • .
  • , .
  • .
  • , .
  • .
  • .
  • , .
  • .
  • .
  • , .
  • .
  • , .
  • , , , .
  • , .
  • , .
  • , .
  • , , , .
  • .
  • , , , .
  • , .
  • c, .
  • ,
  • .
  • .
  • .
  • , , .
  • , .
  • , , , .
  • .
  • .
  • , .
  • , .
  • .
  • , .
  • .
  • .
  • , .
  • .
  • , .
  • .
  • : , .
  • , .
  • - , .
  • , .
  • , .

 

»  [] » - - -
: 1
RSS
-
 
[b:7332757807]fay (): izd.kaynak/istanbul/turkey.2007. ( , Soufilia Semenova/Sofi Tram-Semen). ************************************************************* [/b:7332757807] [b:7332757807]*Nart tohalanır, ocak ocalanır: -, -.[/b:7332757807] : , . , . "" "", "" "", - , , , , . , : " , ". -: , . , [b:7332757807]"". [/b:7332757807] , . , ( ), , , : --, -, , --() . , , , (2....). . -. , (( ""), ( ""), ( -" ", -""), ( -) (- -), , ()(), ()(-), , , , - , ( ). Satıraltı tercümesi " Once çatı yapılır, sonra ocak bacası". Fakat satıraltı tercüme onun değişken soyut tarzdaki mansını açıklayamıyor. ("Nart" çatı, yüksek, en üst, üst kaplama, asil anlamında bir söz olup, Hun üst düzey asiliyetinin toplu lakabıdır. Hunların bilinen boyları "Nart"; Sya; Syanbiy(Tanşihaylı); "Oğuz". "Nart'ın" soyut tarzdaki anlamı geniş alanı kapsar ve her cümlenin manasına göre değişir. Örneğin: "Nart çamlansa tarh tayar" (Nart (üst düzey asil) kızarsa taht düşer); "Nart nalğa can salır"(Nart nala can katar). [b:7332757807]*Nartnı-kıyımı, erni-tıyımı: - .[/b:7332757807] ""(, , , ), , , , . . ""- , " "() . : "[b:7332757807] -, ". [/b:7332757807] Çatının süsü - sahibin maddi durumu. İkinci manası-Asalet erkeğin tanımlayıcısı, özü. (Satıraltı tercümesi biraz zayıf kalmakta. "Kıyım" eski sözdür, sert maddeler üzerindeki işlemelerin anlatılmasında da kullanılmaktadır. Anlamı-"kesilerek yapılan süs", "tıyım" ise "ekonomik hal" anlamını taşımaktadır ve "kiri" sözüne eşdeğerdir. Öyle de atasözü şöyle okunur: "Çatıdaki süs işlemelerin kalitesi ev sahibinin ekonomik durumunun göstergesidir" İkinci manada- Asalet erkeğin kan izi ve kişisel birikiminin göstergesidir). [b:7332757807]*Nart çamlansa tarh çaykalır: - [/b:7332757807]. , . : , (4 .), . , , . :[b:7332757807] " - ". [/b:7332757807] Nart kızdığında taht sallanır. (Bu söz çok eski zamanların anısıdır ve Hunnu?da Şanüy yönetimin başlanıcındaki olaylara işaret etmektedir. Zira üst düzey asiller ( Nartlar) şanüya her an haddini bildirecek kadar yetkili olmuştu. Tukumnu sıylısı -Nart, adamnı sıylısı ? Kart. Soyun saygını ? Nart, insanın saygını ? Yaşlı. ( Bu eski deyış Hunlar'da "nart" (üst, çatı) anlayışının soylara nasıl yansıdığını göstermekte eşsizdir ve "Nart" boyu denilenin ne olduğuna ışık tutmaktadır. Yaşlılığın saygın oluşu ise günümüze kadar taşınmış bir manevi kural olarak Hun-Karaçaylılarda kusursuz işlemeye devam etmektedir). [b:7332757807]*Nartnı atı-canı: -.[/b:7332757807] Nart'ın atı canıdır. [b:7332757807]*Nart sadağı- cauçaçar, Nart corğası -kuşuçar: -, () .[/b:7332757807] Nart'ın yayı düşman dağıtıcı, Nart'ın atı kuş gibi uçucu. (Görüldüğü gibi satıraltı tercüme manasını veremiyor. Bu atasözünde "kuş uçar" ve "cau çaçar" kelimeleri birlikte yazılmakta, zira yazılıştan dolayı mana değişmekte. "Kuş uçar" (kuş uçar) bir kuşun uçtuğunu anlatır, "kuşuçar" ise soyut tarzda anlam taşıyarak "diğer türlerden üstün marifetli dörtnalcı koşu atı" olarak anlaşılır. "Cau çaçar" (düşmanı dağıtır) "cauçaçar" olarak yazıldığında "ebediyen düşmanı mahvediçi, yenilgisiz" olarak çevrilir.Ata sözü şöyle okunur: "Nart'ın yayı yenilgisiz, Nart'ın atı uçan at". [b:7332757807]*Nart kızğa kıyımlı tarhlık: . [/b:7332757807] "" , , . : [b:7332757807] - .[/b:7332757807] Nart kızına işlenmiş ayakkabı. (Satıraltı tercüme tamamen yetersiz. "Tarhlık" Hun asil kadınlarının giydiği boyu uzatan süslü deriyle ağaçtan yapılmış yüksek ayakkabılardır. Kraliçeler (Yanciy) de onları giymişlerdir. Öyle de atasözü geniş anlam taşımakta ve Nart kızının tahta layık olduğunu da manaya katmaktadır). *Nart uuçalay sadak bla oynar: [b:7332757807] .[/b:7332757807] ""- , " " .[/b] Nart avcıcık (çocuk) yayla oynar. ("Uuçalay" okşayışlı "avcıcık" kelimesidir, günümüzde kullanım dışı bulunmaktadır). *Nartnı kartı da art bolmaz: [b:7332757807] . [/b[/b:7332757807] ]Nartın ihtiyarı da gözardı edilemez. *Asıl Nart'da-öz, kara halkda-köz: [b:7332757807] -, -Ѩ. [/b:7332757807] Asil Nart'ta öz var, kara halkta göz var. (Atasözü soyut tarzda anlaşılan türlendendir. Anlamı şöyle okunur: "Asil Nart'ta kudretli öz var, kara halkta ona karşı kıskanç göz var"). *Nartda oyma etgen halkğa oyumun tanıtır: [b:7332757807] , . [/b:7332757807] [b:7332757807]""- , , "" (" " , " ", " ") . ""-, , . Ç[/b:7332757807]atısını işlemeyle süsleyen düşünce tarzını, zevkini halkka tanıtır. *Nart atlansa-kan kaytır: [b:7332757807] - . [/b:7332757807] [b:7332757807]" "- , , .[/b:7332757807] Nart ata binerse kan çevrilir.( Kelimesi kelimesine çeviri anlam veremiyor. Kullanılan anlamı - "Nart yollanırsa kanlı düşmandan öç alınır"). *Nart touğa kirse kobuzçu örge kobar: [[b:7332757807]b] . [/b:7332757807] Nart şölen yerine girerse müzisyen ayağa kalkar. *Sağadak tolu bolsa sadak atıul bolur: [b:7332757807] .[/b:7332757807] [b:7332757807]""- . "" . , , . [/b:7332757807] Satıraltı tercümesi "Sadak ok dolu olunca yay savaşmaya meyelli olur". Soyut tarzdaki anlamı "Bedeni enerji dolu genç her tür kavgaya, maceraya atılır". *Sırt sağadakğa-uzun kol, ışım sağadakğa- çinke bel: [b:7332757807] - , - . [/b:7332757807] [b:7332757807] " "- . , . [/b:7332757807] [b:7332757807] , "" . , , , - . [/b:7332757807] ( Bu atasözünün manası satıraltı tercümede "Sırt sadak için uzun el, çizme sadak için bükülücü ince bel" dir. Ama anlamı biraz geniş gelmekte. Soyut tarzda şöyle okunabilir. "Sırt sadaktan ok almak için becerikli el lazım, çizme sadaktan ok almak için esnek bel lazım". "Uzun kol" (uzun el) burada "becerikli" manaya denk gelir, "çinke" ise "ince", "esnek" manaları içerir. "Çinke bel" eski dilden kalma "ince esnek bel" demektir). *Artmak sağadakğa sal, sırt sağadakdan al: [b:7332757807] - , -. [/b:7332757807] Heybe sadağa doldur, sırt sadaktan al. ( Bu atasözü heybe sadağın savaş sırasında zor kullanıldığını, sırt sadağın ise daha da kullanışlı olduğunu hatırlatmakta. Ata sözü şöyle anlaşılmakta: "Heybe sadak-depo, sırt sadak-savaştıran"). *Sadak tarthan ok cutar. [b:7332757807] . [/b:7332757807] -yay çeken yay kurşunu yiyer. *Kıyausuzma degen kıyılır. [b:7332757807] . [/b:7332757807] -Eksiksizim diyen eksik olur. *Bir alimge min zalim: - . Satıraltı tecümesi "Bir aydına bin zülümcü". Kullanımdaki anlamı "Bir aydınla bin zülümcü gıptacı uğraşır". *Alim cansa-aytır, cahil cansa-urur: [b:7332757807] -, - . [/b:7332757807] Aydının canı incindiğinde konuşur, cahilin canı incindiğinde saldırır. ("Cansa" (yakılırsa) sözü burada soyut tarzda mana taşımakta ve "canı incindiğinde" anlamında gelmektedir). *Alim aytır-terk kaytır: [b:7332757807] , . [/b:7332757807] Aydın söylerse halk yönlendirilir. ("Terk kaytır" (büyük güç, çok, çoğunlık geri çevrilir) kelimeler burada soyut tarzda okunur ve "yönlendirilir" manada gelir. Satıraltı tercümede mana korunamamakta. "Terk" (pek çok, çabuk kelimesi burada" halk" anlamında gelmektedir. Kullanımda anlaşıldığı mana "Aydının aydınlatıcı konuşması çok sayılı halkı başka yöne çevirebilir". Örnek deyişler: ?Asker terk-tekin künayıknı bashan edi.? (?Karça?efsanesi. Çok sayılı asker ufugu kapatmıştı; ?Terk suu oya, kıra-cıra cayılğandı?(günümüzde Rus telafuzunda ve coğrafide-?Terek?) Büyük su enkazlar yaparak, öldürerek, ezip geçerek yayılmıştır. *Terkge kerk uralmazsa. [b:7332757807] .[/b:7332757807] ? Satıraltı manası anlamını zedelemekte. ?Kerk? ağacı ve diğer maddeleri kemirerek şekillendirici bir alettir. ?Kerk urğan?-bir şeye şekil vermek veya bir hadde koymak anlamını taşır. Atasözümün anlamı ?Çoğunluğu istediğin hadde tutamazsın? olarak Türkiye Türkçesine çevrilmektedir. *Bilgenin tilleüçü halk tilimdilik bolur: [b:7332757807] . [/b:7332757807] Bilginini diliyle yaralayıcı halk parçalanmış, dağıtılmış olur. ("Tilleüçü" eski dilde "karalayıcı, iftiracı, dokunaklı dilli" manasını taşır. "Tilimdilik " ise uzun dar dilimlere kesilmek için hazırlanmış ıslak deriyi anlatır. Bazen "tilimdilik boldum" (çok ıslandım) anlamında da kullanılmaktadır. Burada "tilimdilik" "küçük parçalara ayrılmaya yüz tutmuş halk" manada gelmektedir). *Emilikge-kayiş bau: [b:7332757807] - . [/b:7332757807] Satıraltı tercümesi "Dizgine uymayana deri bağ" . Kullanımda suyut tarzda farklı manada gelir. Burada "Dizgine alışmayan ata deri dilimden yapılmış bağ gerekmekte" anlamındadır. ("Kayiş" deriden yapılmış kudretli ip). *Emilik at baylanır, kötenli kız-süyrelir: [b:7332757807] , ʨ . [/b:7332757807] Vahşi at bağlanır, kibirli kız kaçırılır. *Saylağan kız tıbırda kalır: [b:7332757807] . [/b:7332757807] Seçen kız evde kalır. *Kızın bolsa-erge, ölün bolsa-cerge: - , - . Kızın olsa-kocaya, ölün olsa-mezara. ("Cer" kelimesi burada "mezar" anlamındadır). *Sıysız kızğa-kalın berne: [b:7332757807] - . [/b:7332757807] Namusu zedelenmiş kıza görkemli çeyiz. ( "Çeyiz" kelimesi "berne'nin" manasını yansıtamamakta. "Berne" damadın akrabalarına dağıtılan hediyelerdir. "Çeyiz" ise "üy kerek" olarak ifade edilir). *Cağağa cabışıuçu cağalanır: [b:7332757807] . [/b:7332757807] Birisinin yakasına yapışmayı seven kendisi yakalanmış olur. *Kıyamut kelse kıyğıçını al: [b:7332757807] . [/b:7332757807] Bela geldiğinde pes etme, kendini toparla. *Tintiüçü tintiül bolur: [b:7332757807] . [/b:7332757807] Eleştirici eleştirilir. Arayıcı aranır. *Halk-çarsha, teli-harsha: [b:7332757807] - , - . [/b:7332757807] Halk yangına, deli dans etmeye. ("Çars" ( at yarışı, büyük yangın, savaş belası) manalarda kullanılan eski sözdür. Bu atasözünde "yangın" manasını taşımaktadır. "Hars" ise ritmi oluşturan çalgı kaşıklardır, ama burada soyut tarzda mana içererek "dans" anlamında gelmektedir). *Telige col boş: [b:7332757807] . [/b:7332757807] Deliye yol sebest. *Sınathan sınar. [b:7332757807] - . [/b:7332757807] Çektiren çeker. ( Örnek: "manna sınathanını kesin sına"(bana çektirenini kendin çek). *Teliden mışau tuuar, mışau mannırau tabar, mannırau da bizge ne mannırar: , , !.. ( Bu bir esprili hafif manalı alaydır. "Deliden uçuk doğar, uçuk koyun beyinlini doğurur, o da bizlere neler meyeler!" olarak çevrilmektedir. *Toğuz tonuna cabışsa tonunu atıb kaç: , . Dokuz kişi kürküne yapıştıysa tonunu bırakıp kaç. *Boza mıyık burdurur, çağır hali buzdurur: , . Boza bıyığı sıvalatır, rakı karakteri zedeler. *Sostan huna aşalmaz: . Granitten yapılan duvar çökmez. (Soslan, Sos granit demektir). *Sos urukdan-keşene, mermer taşdan-töşeme: - , - Ҩ. Granitten-mezarlık, mermrden-döşeme.( Sosuruk, Sosurka kahraman ismi olarak Nart Efsanelerinde geçmektedir. Bu erkek isim günümüzde de kullanılmaktadır. Anlamı: Sosuruk-granit parçası; Sosurka ? granit bedenine işlemiş ve granitten parça). *Ullusuz tör ulur: Ҩ . Büyüksüz (aydınsız) baş köşe ulur. *Tartmağan ögüzge bir tayak, tarthan ögüzge min tayak: , . Çekmeyen öküze bir dayak, çeken öküze bin dayak. *Kıbba kızıl kızarık, kerklige casarık: - , . Kıb-ırmızı salak insanın süsü. *Köb körgen köb bilir: ʨ ʨ, ʨ . Çok gören çok bilir. *Takırlıkda caşağan-iyne bla kör kazğan: - ʨ . Fakirlikte yaşamak iğneyle mezarını kazmaya benzer. *Barğan-barıudan, tarthan tartıudan: -, - . Yürüyücü- yürümekten, çekici de çekmekten bilir. *Bet çomalthanna-çomalğan bet: - . Yüz tutana yüz tutulur. *Kadır eşekge tartar, atha tartmaz: , . Katir eşeğe benzer (çeker), ata benzemez(çekmez). *Tınçda aur hınç: . Suskunun ruhu ağır. (Hınç geniş manalı lastik sözdür. İnsanın olumsuz havası, ruh ağırlığı, geçilmez kuşkuculuğu, dayanılmaz karakteri vb. olumsuzlukların tanımlanmasında kullanılmaktadır). *Karılğaç gürü bla, kögürçün nürü bla: - , ʨ- . Kırlangıç ses yeteneğiyle (sevilir), güvercin nuruyla (değer kazanır). *Süzülgen altın-oka, süyülgen kız - kuka: - , - . Eritilip ipe dönüşen altından dantel olur, üstünde titrenen kızdan havalı, her erkeğe göz oynatan birisi olur. *Altın süzgen oka satar: - . Altın işleyen dantel satıcısı olur. *Süzülgen altın oka bolur, karalğan at corğa bolur: , . Eritilen altın ip ve dantel olur, bakımlı at dörtnalcı olur. *Kuka kızğa - takğıç, lohbay caşha-kakğıç: -, -. Fırlama kıza-bağ, tembel oğlana -sopa. *Caynı küle aşırsan kışnı cılay catarsa: , . Yazını gülerek geçirirsen, kışını ağlayarak yatarsın. *Nartnnı atı-canı: -.Nartın atı canıdır. *Biy közü-curtda, kul közü-cuurtda: ʨ , ʨ . Beyin gözü -memlekette, kölenin gözü-yogurtta. *Muhar karın bet uyaltır: . Obur karın yüzü utandırır. *Salam bla kelgen-törge, kama bla kelgen -körge: -Ҩ, -ʨ. Selamla gelen-baş kköşeye, kılıçla gelen-mezara. *Hileüden tireü bolmaz: . Çürükten direk olmaz. *Cuulğan at - cumuluk: - . Bakımlı at dörtnalcı. *Aman atasın anasın aytdırır: , . kötü evlat anne babasını kötü lafla andırır. *Biy kazanda et bişer, andan kulğa ne tüşer: , . Beyin kazanında pişen etten kula (köleye) ne gelir. *Eki ilaçin cırtışsa şorbat uyasın tük basar: , . İki kartal çatıştığında serçenin yuvasını tüy kaplar. *Can canna cağılssa, can canna canar: , . Can cana sarılsa can cana tutuşur. *Okaçı okalı kiymez: . Dantel uzmanı dantelli giysi giymez. *Kıtlıktan cutluk tuuar: . Kıtlıktan göz doymamazlık doğar. *Ullu mahtanmaz, mahdalır: , . Değerli övünmez, övülür. *Kesin mahdağan-kerekli: - . Kendini öven-çatlak. *Işan tuthan - şam tutar. - . Nişan alabilen şanı elde tutar. *Kol- Teyriden, kolay-kişiden: -, -. El-Tanrıdan, onu değerlrndire bilmek- kişiden. *Kıyıkğa kıyğıç tabılmaz: . Ters kişiliklini düze çevirebilecek alet bulunamaz. *Mışau caşha - muş-muş katın: - - . Gerizekalı erkeğe mışıl mışıl uykucu kadın yakışır. *Biçak cara bitelir, söz carası bitelmez: , Ѩ . Biçağın açtığı yara iyileşir, sözün açtığı yara iyileşmez. *Can carası bitelmez: . Cana işlemiş yara iyileşmez. *Konnan-kutulur, kon-kon-urulur: , - . Oturan- kurtulur, telaşlı-vurulur. *Caya tuthanna cau çabar: . Yay tutana düşman saldırır. *Açıtmağannı açıtsan hathuna açı bitelir: . Seni üzmeyeni haksız yere üzersen göhsüne açı saplanır. *Ters bolğandan ese tersden talan: , . Haksızlık yapmaktansa haksızllığa uğra. *Kol tulakçı bolsa baş cumduruk alıuçu bolur: , . El kötü işaret yapmaya alışkın olursa baş yumruk yiyici olur. ("Tulak" parmak kıvrılığından oluşan bir alçaltıcı el hareketidir). *Tıyılğan su-ayırılır, basılğan halk-kayırılır: [b:7332757807] -, -. [/b:7332757807] Önü kesilmiş su taşar, baskı altındaki halk ayaklanır. *Kıshaç kısa kısar: . Sıkıştırıcı (baskı oluşturucu) alet az zaman sıkabilir. (Burada direk anlamı uymaz. soyut tarzda "baskı oluşturan her şey kısa zamanda kırılır anlamında söylenmekte). *Kelbet tık da akıl kıt, ne etsin carlı Zıgıt? , ?! Görünüş var da akıl kıt, ne yapsın zavallı Zıgıt? *Suu tıyğıç eski bolsa tıkğıçha kesilir: . Su engeli eskidiğinde parçalanıp delik kapatıcı olur. *Caşlık-ay-hay, kartlık-nay-nay: - -, - -. Gençlik-hay,hay! İhtiyarlık - nay,nay! *Sılauçu kol türtülmez: . Okşayıcı el itilmez. *Toyda şoh-ten, oyda-et cen: - , , - -. Eğlencede - dost, belada - akraba. *Mayası kıyaulu bolsa cuurt hubbegili bolur: , . Mayası bozuk yogurt sulu olur. *Uluna kılık kıymağan kartlıkda ulundan kıyılır: , . Oğluna düzgün terbiye vermeyen, yaşlılığında onun haddinde yaşamak zorunda kalır. *Caşha - kübe, kızğa-kübür. -, -. Oğlana zırh, kıza sandık. *Emina emenni emer: . Veba meşeyi bile yıkar. (Bu atasözünde kelimesi keliimesine tercüme anlamı yansıtamamakta. Tam anlamı-"Veba en kudretliyi bile yıkar"). *Colay haparı-toğay: - . Colay'ın lafı yuvarlak. (Bu atasözü da soyut tarzda anlaşılan türlerdendir. Anlamı-"Kurnazın lafı örtpas olur ve her an iddialarını istediği yöne çekebilir, her sıkıntılı durumdan da sıyırılır"). *Kiyiz müyüzge zar: . Kilim süs boynuzunu kıskanır. *Tul biyçeni kul ençiler: . Dul hanımefendiye köle yanaşır. (Satıraltı tercüme manasını vetememekte. Anlaşılan manası - Hanımefendi dul kalınca ona yanaşmaya köle cesaret bulur.) *Ayırılğan koy-börüge aş: . Sürüden ayrılan koyun kurta yem. *Talğan -tayar, tayğan-cığılır, cığılğan-kırılır: -, -, - . Artık direnemeyen kayar, kayan düşer, düşen kırıklık yaşar. *Kar erise su bolur, halk erise kuu bolur: , . Kar eriyince su olur, halk kendi özünü kaybedince sindirilmiş olur. (Burada halk erise sözcükler soyut tarzda okunur ve halk kendi özünü kaybederse olarak anlaşılır. Kuu sözcüğü hayata veda eden her şeyi anlatır: kuu terek-kurumuş ağaç, kuu cer-kurumuş yer vb. Bu ata sözünde sindirilir, silinir anlamında gelmektedir). *Şam-kamada, sıy-kanda: -, -. Şan kılıçta, asalet kanda. *Ana kölü balada, bala kölü talada: - , -. Anne gönlü yavrusunda, yavrusunun gönlü ovada. (Bu atasözü de soyut tarzda anlaşılmakta. "Ova" (tala) burada "ufuk" anlamında kullanılmaktadır. Atasözü şöyle okunur: Anne gönlü çocuğunda, çocuğun gönlü ufukta). *Auzun kandan tolsa da kanlına bildirme: . Ağzın kan dolu ise de düşmanına belirtme. *Karan kakğan kaş kermez: . Karan'ın dokunduğu kaşını germez. ( Direk anlam atasözünün manasını açamamakta. Hun-Karaçaylılar souyt tarzda konuştukları için bu söz "Karan (Lilit) gezegenin etkisi dokunan mutlu olmaz" ya da (duruma göre) "lanetli genetik izini taşıyan mutlu olamaz" manada okunur). *Küntiymezge-salkınlık, suuçapçakğa-kalkınlık: -, -. Güneşe dayanıksıza gölge yaprağı, suya dalmayı sevene tutunacağı tahta yapıt. ( Kelimesi kelimesine verilen anlam eksik anlaşılmakta. Anlamı-"Sorgulamadan her insana ona en çok gereken şeyi ver". "Suuçapçak" diye hava soluyan, ama suda avlanan canlılara denir, ayrıca "samur" manasını taşımaktadır. Bu atasözünde suyu seven, devamlı yüzmeye meyelli çocuk (kişi) anlamında verilmektedir). *Kala sorsan-buğoydan, er sorsan-kelbetden: - , -. Kale sorarsan ateş pencerelere bak, adam sorarsan görünüşüne bak. (Burada kelbet sözü görünüş haricinde kişisel özellikleri de içermektedir. O yüzden satıraltı tercüme yeterli olamaz. Anlaşılan manası: Kale arıyorsan ateş pencerelerine bak, adam arıyorsan görünüşü ve tavırlarına bak.) *Közcanmazda öz canmaz: ʨ . Gözü sönüğün özü de sönük. *Sılauçu cılauçu bolmaz: . Okşayıcı ağlayıcı olmaz. *İgi -tartınır, aman -suğulur: - , - . İyi çekinir, kötü sokulur. *Er-elden, sabiy-belden, egeç-kandan, karnaş-candan: -, -, -, -. Eş dışardan, çocuk göbekten., kız kardeş kandan, erkek kardeş candan. *Katınnı auzuna üretgen erni kılıçı tot: . Kadınınıyla tartışmaya alışmış erkeğin kılıçı paslı olur. (Satıraltı tercümesi-"kadınını ağzına alıştıran"dır. Ama bu Türkiye Türkçesin'nde mana ifade etmediğinden, soyut tarzda manası asıl olarak verilmiştir. Bu atasözünün manası tam olarak şöyle okunur: "Korkak, erkeklikte hiç, kılıcını pas tutmuş erkek kadın lafına karışmayı, kadınla çekişmeyi sever"). *Baş olmasa börkden ne hal?: ?! Baş yoksa şapka ne eder? [b:7332757807]*Mukkur sırtnı tıyın capmaz: . [/b:7332757807]Kamburlu sırtı pahalı kürk kapatamaz.( Hun-Karaçaylı Türkçesinde şöyle anlaşışır: Ters, bozuk kişiliği pahalı giysi örtemez). *Kara künde-karnaş, igi künde-nöger: -, -ͨ. Kara günde kardeş, iyi günde-dost. *Katın tüygen kişi-tişi. -! [b:7332757807]*Honşunu kızın söksen kesi kızın sögülür: Ѩ, Ѩ. Komşunun kızını karalarsan kendi kızın karalanmış olur. *Öksüznü cılamuğu-karğış, süyünçü-alğış: -, -. Öksüzün gözyaşı beddua, sevinci duadır. *Batsan da ullu suuda bat: . Boğulursan da büyük sularda boğul. *Urulsan da ullu cayadan urul: . Vurulursan da büyük yayla vurul. *Uruğa-buruu, uruuğa-turuu: -, -. Hırsızlığa karşı duvar, saldırıya karşı - savunma. ("Turuu" (dinelmek) kelimesi burada suyut tarzda anlam vererek "savunma" olarak okunmaktadır). *Kuu kuumu-kuu tartar: . Satıraltı tercüme anlamını veremez. Soyut tarzdaki manası "Her şeyi mahvoluş tarafına yorumlayan mahvolmayı üzerine çeker", ya da Oflayıcı oflayıp duracak hale gelir. *Açılğan kolğa kuş konar: . Açık avuça kuş konar. Soyut tarzdaki manası "Açık elliye Tanrı bol verir". *İynannan inanılmaznı tabar: . İnançlı inanılmazı bulur. *Bir kolun bla alğanını bir kolun bla ber: . Bir elinle kazandığını, diğer elinle ver. *Beriüçüge kaytıb keliüçü: - . Satıraltı tercümesi "Vericiye (kısmet) dönüp gelici". Kullanımdaki yorumu -Vermeyi sevenin kısmeti devamlı açık. *Aman katın artı bla korkutur: . Kötü kadın kıçıyla korkutur. (Satıraltı tercümesi atasözünün manasını yansıtamamakta. Taşıdığı mana-"Değersiz kadın çocukları peşpeşe doğurarak kendini mecburen kabullendirir"). *Han balık suuda batmaz, asıl at colda kalmaz: , . Han balığı suda boğulmaz, asil cinsi at yolda yıkılmaz. *Cahanimni colu-igi innetden tolu: - . Cehenneme giden yol iyi niyetlerle kaplıdır. *Tüyülgen katın kucurur, erkeletilgen-kuturur: , -. Dövülen kadın tuhaflaşır, şımartılan kadın kudurur. *Süymeklik- közden, üyleniü-özden: -ʨ, -. Aşk- gözden, evlilik -özden. (Getirilen satıraltı tercümesi yetersiz kalmakta. Asıl kullanılan manası: Aşk için bir bakış yeterli, evlenmek için da özü bilmek gerekli). *Ariü-közden, asıl-sözden: -ʨ, -Ѩ. Güzel gözden, asil sözünden (tanınır). *Keçe bilmegen ketmez auruu bla caşar: . Affedmeyi bilmeyen ağır hastalıkla yaşar. (Getirilen mana yetersiz, zira Hun-Karaçaylılar "auruu" (hastalık) sözünü süregen, hiç gitmeyen hüzün, acı olarak da kullanmaktadırlar. Öyle de atasözünün anlamı-"Affedmesini bilmeyen kişi göhsünü kemiren hüzünle yaşar"). *Caşha biçak silksen başha kama tirelir: , . Oğlana biçak çekersen başına kılıç direnır. (Satıraltı tercümesi manayı çarpıtmakta, zira "caş" (oğlan) burada her hangi birisi manayı üstlenmektedir. Kullanılan manası-"Başkasına biçak çekersen başına kılıç dayanır"). *Bireünü börkün alsan börküne sak bol: . Birisinin şapkasını aldıysan kendi şapkana dikkatli ol. *Külme caşha, kelir başha: - . Alay etme oğlana, gelir başına. (Burada "caş"(oğlan) sözü "yaşayan her kimse" manasını taşımaktadır. Kullanılan manası-"Kimseyle alay etme, başkasının durumuna gülme, çünkü kendi başına gelebilir"). *Zar kölü kül: ʨ-. Kıskancın gönlü kül. (Burada "kül"(kül) kelimesi "yok, hiç, ortadan kalkmış durumda" anlamında gelmektedir. "Köl" (gönül) ise, yoruma bağlı, "kişilik" anlamınını da yansıtmaktadır. Öyle de anlamı-Gıptalının gönlü kül gibi yakılmış olur). *Başhağa uru kazsan kesin tüşerse: . Başkasına çukur kazarsan kendin düşersin. *Suu çelekni tübü suuda kalır: . Su kovanın dibi suda kalır. *Aş bermesen da kaş ber: . Yemek vermesen da kaş ver. (Kullanılan manası başkadır_-"Yemek vermesen da gülümseni eksik etme". Kaş ver deyişi ? güler yülü ol demektir). *Zar canı cana caşar: , . Kıskanç canı alev alev yanarak yaşar. *Cauğa calbarğandan cat da canını karma: , . Düşmana yalvarmaktansa uzan da intihar et. Canını karma ?eski sözdür ve intihar et anlamını taşımaktadır. *Aşasa aşamasa da börünü auzu kan: , . Yese yemese de kurtun ağzı kan. *Kereksiz mahdalğan kerekli bolur: . Yersiz övülen delirir. *Suu çıkmağan kölnü maka hırıu tutar: . Suyu yenilenmeyen gölün üstünü kurbağa yosunu kaplar. *Bergen kolda-bereket: - . Veren elde bereket. *Zar zor caşar: . Gıptalı zor yaşar. *Zorda marda cok: . Zülümde sınır tanınmaz. *Zor kılıçı sabdan sınar: . Zülüm silahı sapından kırılır. *Kün batsa da cılıu kalır: . Güneş batsa da ısısı kalır. (Atasözü kullanımda farklı mana taşımaktadır. Anlamı-"Aydın ölse aydınlatıcı fikirleri kalır"). *Aman toklunu aynıtsan ernini burnunu may eter, aman adamnı aynıtsan ernini burnunu kan eter: , , , , , . Kötü kuzuyu beslesen ağzını burnunu yağlar, kötü insanı kalkındırsan ağzını burnunu kanatır. *Gagay başha-toğay: -! Kibirli kafaya halka takılır. *Koy baradı kaya üsün sırt üsün, kırılıb barabız namıs üçün bet üçün: , , , ... (Bu atasözü satıraltı tercümesinden anlaşılamaz. Satıraltı anlamı-"koyun süsrüler gidiyor kayalar ve ovalar üstünden, mahvolup gidiyoruz namus ve şeref eksikliğinden. Kullanılan manası-"Namus, şeref ortadan kalkınca halk (hayvan sürüsü gibi)mahvolur. Atasözünün ilk cümlesi ikinci cümlenin manasını güçlendürerek, mahvoluşun ürkütücü boyutlarını göstermektedir. Cümle tamamen eski Türk çağrışımlı konuşma tarzındadır). *Suu çıkmağan kölnü tübü batıul: ʨ -. Suyu yenilenmeyen gölün dibi bataklık. Soyut tarzdaki anlamı-Cimri ve bencil; kendi aleminde kapalı hayat sürdüren, insanlarla irtibatsız kişi içinden çürür; *Suuda bathan tükden tutar: , . Suda batan tüye sarılır. *Cürümegen col bilmez: . Yürümeyen yolu bilmez. *Baş mahdalıunu süer, aşorun aşın izler: - , . Kafa övülmeyi sever, mide de yemeğini ister. *Tatlı tilliden -aur dert: - . Tatlı dilliden eğır intikam. *Caş bolsa da asıl-baş: , - . Genç de olsa asil üstün. *Şam candan baş: () - . Şeref (onur) candan üstündür. (Günüzde şam (şeref, onur) kelimesini şan?la (ün, meşhuriyet) karıştırarak bazı atasözlerinin manasını zedeleyen yorumlar da pyasaya çıkmakta, o yüzden bunlara vurgu yapılmaktadır). *Canmağan carık bermez: . Yanmayan aydınlatmaz. (Soyut tarzda manası kullanılır. "Acılarla boğuşmayan, hayatta yanıp yakılmayan bir kimse başkaları aydınlatacak hale gelemez"). *Aç karınnı tok bilmez: . Aç karının derdini tok karın hissedemez. *Can canmay amal tabılmaz: . Can sıskışmadan çare bulunmaz. *Zaranda-hayır, akıl-sağayır: - , ... Zararda hayır var-akıl hareketlenir. Satıraltı tercüme manasını tam yansıtamıyor. Sağaytır-uyandırır, hareketlendirir, girişime zorlar gibi bir çok manayı bir arada barındıran sözdür. *Aman ölse el sarkar, igi ölse el sarnar: - , - . Kötü ölürse halk sadece akın eder, iyi ölürse halk feryad ederek akın eder. ( Burada "el"( köy) sözü "halk" manasını taşımaktadır. Nart-Karaçaylılar'ın dilinde "el"-halk, yerleşim bölgesi, köy, milletler manasına kadar uzana bilmektedir). *Auruğannı töşeginde sau ölür: . Hastanın yatağında sağlam ölür. (Bu satıraltı tercüme Türkiye Türkçesi'nde anlamını koruyamamakta. Asıl manası-"Hasta hakkında büyük konuşma, kimin ne zaman gideceğini Yaratan bilir"). *Açık söleşgen açıu aşar: . Açık konuşucu bela yiyer.("Açıu aşar" (acı yiyer) sözler bu atasözünde souyt anlam vererek "acıyla yaşar" manada gelmektedirler: Kullanımdaki manası: Açık konuşucu acılı yaşar). *Bal calandan öt kerti onlu: , . Bal yalandan öt gerçek üstündür. *Karaçayda kaysı tauğa da tiy-barısı da biy: - . Karaçaylı?da hangi dağa dokunursan dokun, hepsi prens: (Bu atasözü satıraltı tercümede manasını yansıtamaz. Asıl manası- "Karaçay'da soylar o kadar kibirli ve kendini başkalardan üstün görenlerdir ki, hangisini ele alırsan al-hepsi eski soylu prensliğiyle övünür"). *Calanna cabıu tabılmaz: . Yalanı örtecek örtü bulunamaz. *Aman katın erni sabiy bla baylar, igi katın erni hali bla baylar: , . Kötü kadın eşini çocuklarla bağlar, iyi kadın eşini güzel haliyle bağlar. *Sütden auzu küygen suunu da ürüb urtlar: . Sütten ağzı yanan suyu da üfleyerek yudumlar. *Cazmanı kılıç kesmez: . Yazıyı kılıç kesmez. *Mal kelir keter, bet kalır: -, . Satıraltı tercümesi - "mal gelir gider yüz kalır", fakat "yüz" kelimesini buradaki manası "vicdan", "itibar"dır. Kullanılan manası-"Mal itibarından vicdanından olmana değmez, zira geçici değerdir". *Taş athanna aş at: . Taş atana aş (yemek) at. *Bet betge karasa bet cerge karar: , . Yüz yüze bakarsa yüz yere bakar. Satıraltı tercüme tam anlamını veremiyor. Kullanımdaki manası-İki küskün biraraya gelirse haksızın yüzü utanır. *Balauz bla dert - karnaş: [b] . [/b:7332757807] Tatlı dille intikam kardeştir. *Orunnu cumuşak salğan tınnısız cuklatır: [i:7332757807][b:7332757807] .[/b:7332757807][/i:7332757807] Yatağı yumuşak seren rahatsız uyutur. *Can-keter, san-talır,namıs dunyada kalır: [i:7332757807][b:7332757807]-, -, . [/b:7332757807][/i:7332757807] Can gider, beden yorgun düşer, namus ise dünyada kalır. (Bu söz satıraltı tercümesinden anlaşılamaz, zira "namıs" (namus) geleneksel itibarı manasını içermektedir. "Dünyada kalır" da - "nesillere kalır" manayı yansıtmaktadır.) *Köb saylağan poh saylar: [i:7332757807][b:7332757807] .[/b:7332757807][/i:7332757807] Çok seçen b..k seçer. *Ata sırı - ulunda, ana sırı-kızında: [i:7332757807][b:7332757807] -, -. [/b:7332757807][/i:7332757807] Babanın mazisi oğlunda, anne mazisi-kızında. *Suucorğanı nalı aşalır: [i:7332757807][b:7332757807] .[/b:7332757807][/i:7332757807] Dörtnalcı atın nalı sürtülür. *Bilim-bilek, bilek-kerek: [i:7332757807][b:7332757807] -, -[/b:7332757807][/i:7332757807]. Bilim - arka, arka - ihtiyaç. *Süyünüu süygen süyülür, kauğanı süygen-tüyülür: [i:7332757807][b:7332757807] , [/b:7332757807][/i:7332757807]. Sevinci seven sevilir, kavgayı seven dövülür. *Kan dau kan koban tartar, caşau da anda batar: [i:7332757807][b:7332757807] , .[/b:7332757807][/i:7332757807] Kan davası kan nehri çizer hayat da onda boğulur. *Tişirıunu kançığı kan çeriünü kaytarır: [i:7332757807][b:7332757807] [/b:7332757807][/i:7332757807]. Bu atasözü çok eski dilden "kan çeriü" sözünü temel aldığından, tercüme zorlaşmakta. "Kan çeriü"- eskilere dayanan, sindirilemez cinayet işleyenlere uygulanan "yavaş ölüm" denilen (yara açarak mahkümü bağlı bırakmak) töreden bir hatıradır. Öyle de atasözün manası-"Kadının utanmazı "kan çeriü" töresini geri getirttirir". ( Farklı deyişlerde, konuya göre manası değişebilmektedir). *Betden-laudan, artdan-maymöz: [i:7332757807][b:7332757807] -, -... [/b:7332757807][/i:7332757807]Yüzden-ipek, arkadan- mişamba. *Akıllını- uruşhanı, telini-mahdağanı: [i:7332757807][b:7332757807] -, -. [/b:7332757807][/i:7332757807] Akıllının çekiştirmesi aptalın övgüsü. Kelimesi kelimesine çeviri anlamını verememekte. Anlaşılan manası: Delinin övgüsünden akıllının kötülemesi değerli. *Katınna kara da erni bil: [i:7332757807][b:7332757807] .[/b:7332757807][/i:7332757807] Kadına bak da erkeği tanı. *Catağan künne kömülüp tüber: [i:7332757807][b:7332757807] ʨ . [/b:7332757807][/i:7332757807] Tembel uykucu güneşi gömülü karşılar. Burada gömülü kelimesi Türkiye Türkçesinde ters manaya çekmekte. Alt yapılı (kağıp söleşgen) denilen denilen eski tarzda manası şöyle okunur: Yatmayı seven (tembel) güneşi yorgana gömülü karşılar. *Hans kesgen saban sabançını tanıtır: [i:7332757807][b:7332757807] , .[/b:7332757807][/i:7332757807] Yabani ot sarmış tarla sahibini tanımlar. *Karauaşha au athan tözüuge tör salır: [i:7332757807][b:7332757807] , Ҩ Ҩ . [/b:7332757807][/i:7332757807]Köle kadına nikah kıyan dayanıklılığı baş köşeye koyar. ( Bu atasözü de satıraltı tercümeyle anlaşılamayan türdendir. "Au athan" - duvak takan (nikah kıyan) anlamını vermekte, "tözüuge tör salğan ise" aşırı olaylara, dayanılmaz huya hazır olmalı anlamını taşımaktadır). *Asıl azmaz, genca tay arımaz: [i:7332757807][b:7332757807] , . [/b:7332757807][/i:7332757807] Asil azmaz, Genca cinsi at yorulmaz. (TC versyonu "Asil azmaz, bal kokmaz"). *Ullu kazanda bişgen et çiy kalmaz: [i:7332757807][b:7332757807] . [/b:7332757807][/i:7332757807] Büyük kazanda pişen et çiğ kalmaz. *Kartnı sıyın körmegen kartlıkda sıysız bolur: [i:7332757807][b:7332757807] .[/b:7332757807][/i:7332757807] İhtiyara saygı göstermeyen, ihtiyarlığında saygı görmez. *Adamlıktan köb aythan adamlıkdan kem bolur: [i:7332757807][b:7332757807] . [/b:7332757807][/i:7332757807] İnsanlıktan çok konuşan insanlıktan yoksun olur. *Kertiden har kim da aytır, kertini az adam süer: [i:7332757807][b:7332757807] , . [/b:7332757807][/i:7332757807]Gerçekten herkes bahseder, fakat gerçeği az kişi sever. *Kerti degen-kergiçde kerilir. [i:7332757807][b:7332757807] . [/b:7332757807][/i:7332757807]Gerçek diyen darağacında gerilir. Kergiç-darağacı, germe aleti manalarda kullanılan kelimedir. Hunlarda yün ürünlerinin germesinde kullanılan alet olup günümüzde de kullanılmaktadır (cauluk kergiç, teri kergiç vb.) Kergiçin darağacına dönüşümüyse Syanbiy (Tanşihaylı) dönemin şiddetli savaşları sırasında gerçekleşmiştir (MÖ. 1 asır). Bu ev aleti Syanbiyler tarafından kansız öldürme denen, saygın suçlulara uygulanan infaz için darağacı olarak kullanılmıştır. Syanbiylerin ahvatı Mogolların o infaz toresini MS. 14 asra kadar (Deşt-i-Kipçak devletinin Kızıl Orda devletine dönüştüğü dönem) kullandıkları tarihi kaynaklardan okunmaktadır. Hunlarda ise işkence olayının olmadığı darağacının olmasını gerektirmemiş ve öyle bir Hun sözüne tarihince rastlanmamıştır. Tarihte sadece Tanrı elçisi denen tören sırasında elçi seçilen kişinin yere sapıyla batırılmış dokuz kılıç üzerine bırakıldığı bilinmektedir (MÖ.3000 ?1000 yıllarda).Geç dönemlerde (MS.1-2 asırlar) doğu ilişkilerin esintisi olarak asmak kelimesi geçmektedir."Kergiç"(gerici tezgah) bu atasözde "darağacı" anlamında gelmektedir). *Kertini calğan şağat cenmez: [i:7332757807][b:7332757807] . [/b:7332757807][/i:7332757807] Gerçeği yalancı tanık saptıramaz. *Kertini aythan ullu, urğu cılandan uulu: [i:7332757807][b:7332757807] , . [/b:7332757807][/i:7332757807] Getçeği haykıran aydın en zehirli yılandan zehirli. Burada ullu (büyük) kelimesi aydın anlamında okunmaktadır. *Kerti közge çançılır: [i:7332757807][b:7332757807] ʨ . [/b:7332757807][/i:7332757807] Gerçek göze batar.Satıraltı tercümesi zayıf mana vermekte. Asıl manası: Yüze söylenen gerçek vicdanı rahatsız eder. * Kabcık mizni tutmaz, suu uuçda turmaz: [i:7332757807][b:7332757807] , .[/b:7332757807][/i:7332757807] Bizi çuval saklayamaz, su avuçta durmaz. *Tilde süygen-içden tüyüm: [i:7332757807][b:7332757807] - ...[/b:7332757807][/i:7332757807]Sadece dilde sevenin gönlü kara düğüm. *Tilim baldı degenni til tübünde ot bolur: [i:7332757807][b:7332757807] . [/b:7332757807][/i:7332757807] Dilim baldır diyenin dilinin dibinde zehir olur. Ot kelimesi ateş, zehir ve ot manasını taşımaktadır. Bu mana bulunduğu cümlenin manasına bağlıdır. Burada zehir anlamında helmektedir. *Til tilkau bolsa bet "oh" der: [i:7332757807][b:7332757807] , "" .[/b:7332757807][/i:7332757807] Dil konuşamaz olsa yüz (vicdan) "of" der (sevinir). *Mahdauçu sögerge öç bolur: [i:7332757807][b:7332757807] Ѩ . [/b:7332757807][/i:7332757807] Övücü karalamakta da hızlı. *Mahdalıunu süygen şat, kertiden uzak: [i:7332757807][b:7332757807] , . [/b:7332757807][/i:7332757807] Övülmeyi seven yönetici gerçeklerden uzak. Kazan kaynatıuçu çaykauda da usta: Kelimesi kelimesine Kazan kaynatıcı durulamakta da uzman çeviri anlam veremez. Atasözü soyut tarzda anlaşılmakta. Manası "Pohpohçu övdüğü gibi uzmanca da karalar". *Kereksiz mahdalğandan kereksiz talannan aşhı: [i:7332757807][b:7332757807] , . [/b:7332757807][/i:7332757807] Yersiz övülmektense yersiz karalanmak iyi. *Sabır kölde-sarıubek: [i:7332757807][b:7332757807] -.[/b:7332757807][/i:7332757807] Sakin gölde ucube bulunur. *Tışı hoş da içi boş: [i:7332757807][b:7332757807] - . [/b:7332757807][/i:7332757807] Dışardan hoş,içi - boş. *Sanı -tulpar, annı-mulhar: [i:7332757807][b:7332757807]-, -. [/b:7332757807][/i:7332757807] Bedeni kudretli, aklı çerçöp. *Betsiz haua satar: [i:7332757807][b:7332757807] . [/b:7332757807][/i:7332757807] Vicdansız havayı satar. *Calkası kıyılğan acir baytalnı ürkütür: [i:7332757807][b:7332757807] .[/b:7332757807][/i:7332757807] Yelesi biçilmiş aygır kızağı ürkütür. *Apendini aythanın et, etgenin etme: [i:7332757807][b:7332757807] .[/b:7332757807][/i:7332757807] Din hocasının söylediğini yap, yaprığını yapma. *Kartnı burnun sürt da onouğa tut: [i:7332757807][b:7332757807] . [/b:7332757807][/i:7332757807]İhtiyarın burnunu sil de danışman yap. *Kazauat anası-gitçe kauğa: [i:7332757807][b:7332757807] - . [/b:7332757807][/i:7332757807] Savaşın anası küçük kavgadır. (Bu atasözünde "ana" sözü - "sebep", "neden", "doğurucu" anlamlarında gelmektedir). *Kul tarhha çıksa hanbiyçe kirtaban bolur: [i:7332757807][b:7332757807] , .[/b:7332757807][/i:7332757807] Köle tahta çıkarsa kraliçesi kir tabanlı olır.( Kelmesi kelimesine çeviri manasını verememekte. Anlamı-"Düşük kaliteli kişi yüksek mevkiye gelirse, toplumun gözdelerini kendi seviyesine çeker). *Tonnuznu törge salsan tepsige tegene saldırır: [i:7332757807][b:7332757807] Ҩ . [/b:7332757807][/i:7332757807] Domuzu baş köşeye oturtursan sofraya yalak koydurur. ("Domuz" kelimesi "değersiz kişi"anlamında verilmektedir). *Korkak başçı kauğar sırtın cauğa tanıtır: [i:7332757807][b:7332757807] . [/b:7332757807][/i:73327
 
[i:1fad13356c][b:1fad13356c]*Bilimni bağasın bilim bilir: .[/[/b:1fad13356c][/i:1fad13356c]b] Bilimin kıymetini bilim bilir. (Burada "bağasın" (pahasını) söz "kıymet, değer" manada okunmaktadır). [i:1fad13356c][b:1fad13356c][b]*Har kiritge bilim-açhıç: -.[/[/b:1fad13356c][/i:1fad13356c]b]Bilim her kilidin anahtarı. [b:1fad13356c]*Işannan ışannanından cılar: [i:1fad13356c][b] .[/[/b:1fad13356c][/i:1fad13356c]b] Güvenen güvendiği tarafından ağlatılır. [b:1fad13356c]*Muhar canı-karında: [i:1fad13356c][b] -[/b:1fad13356c][/i:1fad13356c]. Oburun canı karnında. [b:1fad13356c]*Cer Künnü ol tutulsa anılar: [i:1fad13356c] .[/[/b:1fad13356c][/i:1fad13356c]b] Yer Güneşin değerini o tutuldukça anlar. [b:1fad13356c]*Cahanimni körmegen candetge köl salmaz: [i:1fad13356c][b] [/b:1fad13356c][/i:1fad13356c].Cehennemi göemeyen cennetin kıymetini bilmez. [b:1fad13356c]*Koy tişinden hans bilir: [i:1fad13356c] .[/b:1fad13356c][/i:1fad13356c] Koyun dişinden ot bilir. [b:1fad13356c]*Çın temir ongmaz, Nart cesir bolmaz: [i:1fad13356c] , .[/[/b:1fad13356c][/i:1fad13356c]b] Çelik rengini atmaz, Nart esir olmaz. [b:1fad13356c]*Baş urub caşağandan öretin ölgen aşhı: [i:1fad13356c][b] [/b:1fad13356c][/i:1fad13356c]. Eğilip yaşamaktan dimdik ölmer iyi. [b:1fad13356c]*Kalğan işge kar cauar: [i:1fad13356c][b] .[/[/b:1fad13356c][/i:1fad13356c]b]Zamana bırakılan işin üstüne kar yağar. (Burada satıraltı tercümesi yetersiz kalmaktadır. "Kalğan" (bir yerde kalan) bu atasözünde "sonraya, zamana bırakılan" anlamında gelmekte, "kar cauar" (kar yağar) soyut tarzda anlam taşıyarak "hiç yapılmaz" anlamı yansıtmaktadır. Öyle de atasözü şöyle okunur: "Sonraya bırakılan iş hiç yapılmaz"). [b:1fad13356c]*Sabiyni cumuşha iy da ızından bar:[/b:1fad13356c] Çocuğu bir işle gönder de arkasından git. [b:1fad13356c]*Sannırau kulak el buzar:[/b:1fad13356c]Sağır kulak halkı bunaltır". ( Bu atasözünde de sözler mana değişimine uğramaktadırlar. "Sannırau kulak" (sağır kulak) burada "doğru dürüst anlamayan, karıştıran, bir şeyi kenar köşesini yakalayıp da tamını bilmeyen, yarım yamalak bilen" anlamlarda okunmaktadır. "El buzar" (köyü bozar) " halkı bunalıma sokar, halkı bir biriyle dalaştırır " manasını taşımakta. "El" (köy) kelimesi de "halk" olarak okunur). [b:1fad13356c]*Sannırauğa eki azan okulmaz:[/b:1fad13356c] Sağir için iki ezan okunmaz. [b:1fad13356c] *İşlegen-tişler: [/b:1fad13356c]Satıraltı tercümesianlamıını yansıtamaz. "Tişler" (şiş kavurur) burada " sıkıntısız yaşar, bollukta yaşar" manada gelmektedir. Atasözü şöyle okunur: "Çalışan bollukta yaşar". [b:1fad13356c]*Usta cünnü cibek eter:[/b:1fad13356c] Usta yünü ipeğe dönüştürür. [b:1fad13356c]*Az bilgen köb söleşir: [/b:1fad13356c]Az bilen çok konuşur. [b:1fad13356c] *Kızın bolsa erge aşık, ölün bosa cerge aşık: [/b:1fad13356c]Kızın varsa evlendirmeye acele et, ölün varsa gömmeye acele et. [b:1fad13356c]*Başlannan iş biter: [/b:1fad13356c]Başlanan iş biter. [b:1fad13356c]*Kalamçı talamçını talar:[/b:1fad13356c] Kalem tutan yırtıcıyı yener. ("Talar" vahşi hayvanın saldırısını anlatılmasında kullanılan sözdür. "İt taladı" (Köpek saldırdı). "Talamçı" eski sözdür ve "gıptalı saldırgan" olarak anlatıla bilir. Örneğin: "Talamçıla talar capılı, bilek desen tutmaz - katılı, carlı canım' a tüşer - atılı, ey medet, ne boldu bu düniyağa!" (Gıptalı saldırganlar dalayacak suratlı, direnecek güç yok kolumda, zavallı canım harçanıp gider gibi, ey yüce kudret, ne oldu bu dünyaya!) İ.Semenov."Künüm"). [b:1fad13356c]*Cılamağan caşha emçek salma: [/b:1fad13356c]Ağlamayan oğlana (bebeğe, çocuğa) meme verme. "Caş" (oğlan, yıl) bu atasözünde "bebek, çocuk" manada gelmekte. [b:1fad13356c]*Üçden dağan taymaz:[/b:1fad13356c] Üçlü direk düşmez. [b:1fad13356c]*Bilmezni kolunda dariy-tıcına:[/b:1fad13356c] Bilmezin elinde ipek kaba pamukluya dönüşür. ("Tıcına" kaba pamuklu veya diger maddelerden yapılmış ip. Eski sözdür. Günümüzde kullanım dışı bulunmaktadır). [b:1fad13356c]*İyesin süysen itine süyek ber:[/b:1fad13356c] Sahibini sevsen köpeğine kemik ver. [b:1fad13356c]*Cigit sırtı cer bilmez:[/b:1fad13356c] Yiğitin sırtı yeri bilmez. [b:1fad13356c]*Süygenni başı gitçe da cüregi ullu, süymegenni başı ullu da cüregi gitçe:[/b:1fad13356c] Sevenin başı küçük de yüreği büyük, sevemeyenin başı büyük de yüreği küçük. [b:1fad13356c] *Minsn-asıl at, alsan- biyçe kız:[/b:1fad13356c] Binsen asil ata bin, alırsan asil kızı al. [b:1fad13356c]*Minsen asıl atha min: [/b:1fad13356c]Binersen asil ata bin. [b:1fad13356c]*Atsız esen cayau cürü, eşekge minme: [/b:1fad13356c]Atsız isen yaya yürü, eşeğe binme. [b:1fad13356c]*Eşeğin cok ese küyeündamı cok: [/b:1fad13356c]Eşeğin yoksa eniştende mi yok. [b:1fad13356c]*Saudügerçini eşegi at bolur: [/b:1fad13356c]Pazarlamacının (tüccarın) eşeği at olur. (Burada satıraltı tercümesi manayı biraz zedelemektedir. Kullanılan manası: "Tüccar eşeği at olarak tanıtıp satar"). [b:1fad13356c]*Satıuçunu eşeği - at:[/b:1fad13356c] Satıcının eşegi-at. [b:1fad13356c]*Cığılsan da miyikden cığıl: [/b:1fad13356c]Düşersen de yüksekten düş. [b:1fad13356c] *Namıssız kız berne bla cabılır:[/b:1fad13356c] Namussuz kız damadın akrabalarına dağıtılan hediyelerle örtülür. [b:1fad13356c]*Aman kızğa-kazan koşak:[/b:1fad13356c] Değersiz kıza kazan katılır. Tercüme atasözünü tam anlatamamakta. "Kazan koşak" (kazan katkı) sözler satıraltı anlamında kullanılmaz. Genellikle bulunduğu cümlenin manasından etkilenerek, olumlu veya olumsuz mana yaratmaktadırlar. Burada alayı, ciddiyetsiz bir davranışı, dalga geçmeyi anlatmaktadırlar. [b:1fad13356c]*Börü kartlığında cuburançı bolur:[/b:1fad13356c] Kurt yaşlanınca fare avlar. [b:1fad13356c]*Uu basalmağan börü uluuk bolur: [/b:1fad13356c]Avlanamayan kurt ulucu olur. [b:1fad13356c]*Akıllı katın erni castıkda horlar: [/b:1fad13356c]Akıllı kadın erkeği yastıkta yener. (Burada mana biraz farklı gelmektedir. "Akıllı kadın erkekten yastıkta zafer kazanır" (evde sözünü geçerli kılar) olarak anlaşılır). [b:1fad13356c]*Namısdan malnı saylağan sıylannan bolmaz: [/b:1fad13356c]Namusa malı tercih eden sayğılı olmaz. [b:1fad13356c]*Bir amanlık on igilikni cabar:[/b:1fad13356c] Bir kötülük on iyiliği kapatır. [b:1fad13356c]*Bügülmegen ağaç-sınar: [/b:1fad13356c]Bükülmeyen ağaç koparılır. [b:1fad13356c] *Uşamağan-cukmaz:[/b:1fad13356c] Benzemeyen yanaşmaz. [b:1fad13356c]*Arbanı al çarhı kalay barsa art çarhı da alay barır:[/b:1fad13356c] Arabanın ön tekerleği nasıl giderse diğerleri de öyle gider. [b:1fad13356c]*Açılmauçu kadaunu takğıçı kobarılır: [/b:1fad13356c]Açılmayan kilit sökülür. (Bu atasözünün manası biraz farklı anlaşılmakta. "Kadau"- eskiden kapını kapatmak için kullanılan ağaç veya metalden yapılı yatsı sopa, "takğıç" ise - onun kenarlarının takıldığı yapıtlar). [b:1fad13356c] *Sermeşge bara mahdanma, sermeşden kele mahdan: [/b:1fad13356c]Çatışmaya giderken övünme, dönerken övün. [b:1fad13356c]*Tuumağan ayğa salam berme:[/b:1fad13356c] Doğmayan aya selam verme. [b:1fad13356c]*Korkakğa çob-terek: [/b:1fad13356c]Korkak için saman ağaç olur. [b:1fad13356c]*Korkak kaçıuda alçı: [/b:1fad13356c]Korkak kaçma sırasında önderdir. [b:1fad13356c]*Uyalçak kız beder katın bolur: [/b:1fad13356c]Utangaç kız utanmaz kadın olur. [b:1fad13356c]*Kız mölek ese şaytan katın kaydan çığar!: [/b:1fad13356c]Kız melek ise şaytan kadın nereden çıkar!.. [b:1fad13356c] *Miyik ocaknı tütünü kenne cayılır: [/b:1fad13356c]Yüksek bacanın sisi geniş alana yayılır. [b:1fad13356c]*Emen kesilse da tamırı kalır: [/b:1fad13356c]Meşe koparılsa da kökü kalır. (Satıraltı tercüme doğru mana verememekte. Kullanımdaki soyut tarzdaki manası- "Aydın öldürülse de onun attığı aydınlatıcı kökleri ebediyen kalır". [b:1fad13356c]*Tözüuçü tau tebrense sırkıu çeget tauğa cabışır:[/b:1fad13356c] Dayanıcı dağ deprem olunca, şımarık nankör orman dağa sıkı tutunur. ( "Tözüuçü" - "devamlı haksızlık çekerek sevgisinden dolayı tepki vermeyen" manada gelmekte, "sırkıu" ise "nankörlük ve şımarıklığın karışımı" gibi bir mana içermektedir). [b:1fad13356c]*Çeget tauğa-casama, tau çegetge-kadama: [/b:1fad13356c]Orman dağ için-süs, dağ orman için-arka. [b:1fad13356c]*Bal süygen ayünü burnu topluk bolur: [/b:1fad13356c]Balı seven ayının burnu şişmiş olur. ("Topluk"(şişmiş)- bir eski söz olarak çoğunluk tarafından bilinemez. "Burnu topluk bolub" demek "burnu şişmişdi" demektir. Fakat "topluk" dış etkenlere bağlı şişkinliği anlatmaktadır. İç etkenlerin yarattığı şişkinlik ise "köbgen" olarak tanımlanır. [b:1fad13356c] *Tarda bolsanda konakbay bol: [/b:1fad13356c]Tarda da olsan misafiri ağırla. [b:1fad13356c]*Sıylı ölü sıysız saudan sau: [/b:1fad13356c]Saygın ölü değersiz sağdan sağ. [b:1fad13356c]*Can günahnı kan töler: [/b:1fad13356c]Canın işlediği günahı kan öder. (Burada getirilen mana yetersiz kalmakta.. Kıllanımdaki manası: "Bir kişinin (can) işlediği günah kan akrabalara uzanır". "Can" (can)- burada "kişi" anlamında gelmekte, "kan töler" ise - "kan akraba, nesilleri öder" manasını taşımaktadır). [b:1fad13356c]*Aslan tıcın et aşamaz:[/b:1fad13356c] Aslan kokmuş eti yemez. (Aslan leşi yemez). [b:1fad13356c]*Tauk tabıuçu bolsa gıgırık ullu köllü bolur: [/b:1fad13356c]Tavuk yumurtlayıcı olursa, horoz kibirli olur (havalara girer). [b:1fad13356c]*Cathan cuk caratmaz:[/b:1fad13356c] Yatan bir şey üretmez. [b:1fad13356c]*Tışdan-altın, içden-cez, kara kölde-kuka köz: [/b:1fad13356c]Dışdan-altın, içten-pirinç, kara gönüllü kişide sahte pırıltılı göz". (Satıraltı tercüme analamını yansıtamamaktadır. "Kara köl" (kötülük besleyen gönül, siyah göl, şiddetli göl, gönül) manalarını taşımakta. Bu atasözünde, cümle manasından etkilenmiş olup "gıptalı" anlamını yansıtmaktadır. "Kara köl" sonrası "kişi" kelimesi tercümede eklenir, zira bu mana içerilmiş bulunmaktadır. Öyle de ata sözü şöyle okunabilir: "Dıştan-altın, içten-pirinç; gıptalı gönüllü kişide sahte parlayan göz"). [b:1fad13356c]*Sabiyni gitçesi -gitçe carsıu, sabiyni ullusu-ullu carsıu:[/b:1fad13356c] Evlatın (çocuğun) küçüğü küçük problem, çocuğun büyüğü büyük problem. [b:1fad13356c]*Col bla barğan cok bolmaz:[/b:1fad13356c] Yoldan çıkmadan giden kaybolmaz.[b:1fad13356c][i:1fad13356c][/i:1fad13356c][/b:1fad13356c]
 
[b:bbb8183ccb]*"Kesim" değen anadan mahdalır, "halkım" degen halkdan mahdalır: [/b:bbb8183ccb]"Kendim" diyen anası tarafından övülür, "halkım" diyen halk tarafından övülür. [b:bbb8183ccb]*Göbelekge çille çulğar, Nart uuçalay caya tutar:[/b:bbb8183ccb] Kelebek ipek sarar, Nart avcıcık da yay çeker. [b:bbb8183ccb]*Semen kelse-senmençiler, Duda kelse-biçimsiler:[/b:bbb8183ccb] Senbsençen (Semen) soyu insanı gelirse her kesin etnik kökünü araştırmaya başlar, Duda soyu insanı gelirse oturma kalkma töreleri derdine düşer. [b:bbb8183ccb]*Marşankulda-calan cul:[/b:bbb8183ccb] Marşankul soyu insanı allem kallem her durumdan sıyırılır. (Burada "calan cul" sözler "her tür marifetini kullanarak, yalana başvurarak sıyırılmak" anlamını taşımakta. Örneğin: "kulda calan cul"-"kölede sıyırılma marifeti". "Cul"- "akla, aklap kurtar, suçlamayı çevir" manadadır, "calan" ise " yalan" kelimesidir). [b:bbb8183ccb]*Bıtda sadağın em artda tartar:[/b:bbb8183ccb] Bıtda soyu yayını en son çeker. (Burada Bıtda soyunun barışseverligi anlatılmaktadır). [b:bbb8183ccb]*Çoma uzun çomaltır:[/b:bbb8183ccb] Çoma soyu insanı işi atlatmayı sever. ( Bu tercüme yetersiz, zira deyişte "çomaltır"- "uzun süre uygunsuz bekletir, ayakta koyar" manasını taşıyan söz bulunmakta. Öyle de atasözü şöyle okunabilir:"Çoma soyu insanı ne evet ne hayır demeden işi uzatır ve uzun süre bekletir"). [b:bbb8183ccb]*Koban tabanda bolsa da hannı közüne ilinir: [/b:bbb8183ccb]Koban soyunun insanı en altta bile olsa hanın gözüne batmayı başarır. [b:bbb8183ccb]*Hansemen ulu-katınçı, Karabaş ulu-çaphınçı:[/b:bbb8183ccb] Hansemenoğlu-çapkın, Karabaşoğlu-saldırıya hazır. [b:bbb8183ccb]*Kara arağa arık tartar: [/b:bbb8183ccb]Kara soyu insanı mesafeli durur. [b:bbb8183ccb]*Handar Semen-senmençi, Şamlı Candar-tirmenç:[/b:bbb8183ccb] Hansemen-inceleyici, şanlı Candar-değirmenci. [b:bbb8183ccb]*Bayrımuk közü-alabuluk:[/b:bbb8183ccb] Bayrımuk soyunun insanının gözü maviye çalan rengi olur. [b:bbb8183ccb]*Şat Botaşda-caraşıu, Caşakkuda-canaşıu:[/b:bbb8183ccb] Yönetici Botaş soyunda - hoşgörü, Caşakku soyu insanında - uyum sağlama yeteneği. [b:bbb8183ccb]*Bici kısha biçer:[/b:bbb8183ccb] Bici souyunun insanı vermekte ölçülü. (Burada "kısha biçer" (kısa biçer) kelimesi " cimriler" anlamında gelmektedir.Soyut tarzdaki manası-"hemen karar verir" olarak anlaşılmaktadır. [b:bbb8183ccb]*Aciden-alçı, Çibilden-nalçı:[/b:bbb8183ccb] Aci soyundan önder çıkar, Çibil soyundan usta nalcı. (Çibil, Çibin soyu asiliyetten olmasa da yeteneğiyle kendini kabul ettiren soy olmuştu. Günümüzde nesli tükenmiş sayılmaktadı). [b:bbb8183ccb]*Oyumlaşa-Kağayğa, kayğılaşa-Abayğa:[/b:bbb8183ccb] Fikirleşmek için- Kağay soyuna gidilir, belaları paylaşmak için Abay soyuna gidilir. (Abay asil eski askerçiler neslinden olan soy günümüzdeki Hun-Karaçaylılarda yoktur. Çeçen'de ahvatları bulunmakta). [b:bbb8183ccb]*Tambiy-turuşlu, Aliy-uruşlu:[/b:bbb8183ccb] Tambiy (Tammiy) soyun insanı yenilgisiz olur, Aliy soyun insanı kendini üstün tutar. ("Turuşlu" -(yenilgisiz inatla hedefini elde tutan) kelimesi yüksek kişisel değerlerin yanı sıra dış görünüşü de yansıtmaktadır. "Uruşlu" ise mesafe tutan, kendini bilen, kendini üstün tutan, kümseyi pek yanaştırmayan anlamlarında kullanılan bir eski kelimedir). [b:bbb8183ccb]*Zıldı başçı baş iyiltir:[/b:bbb8183ccb] Gerizekalı başkan kafayı eğiltir. Satıraltı tercümesi manasını yetersiz yansıtmakta. Kullanımdaki manası-"Gerizekalı başkanı olan halkın başı eğik olur". [b:bbb8183ccb]*Börü tüşü-kozu:[/b:bbb8183ccb] Kurt rüyası - kuzu. [b:bbb8183ccb]*Koynu günahı - tişlikni tatıu:[/b:bbb8183ccb] Koyunun suçu - şişin tadıdır.
 
[b:8b5fe1426d]*Batsan-tennizde, atsan-semizge:[/b:8b5fe1426d] Batarsan denizde bat, avlarsan şişmanı avla. [b:8b5fe1426d]*Başçı başsız bolsa halk talk bolur:[/b:8b5fe1426d] Başkan beyinsiz olursa halk mahvolur. [b:8b5fe1426d]*Şorbat ne kadar köbse da ilaçin bolmaz:[/b:8b5fe1426d] Serçe ne kadar şişerse şişsin kartal olamaz. [b:8b5fe1426d]*Turna aynıtsan kölünü cazar, karğa aynıtsan közünü kazar:[/b:8b5fe1426d] Turnayı beslersen gönlünü yumuşatır, kargayı beslersen gözünü oyar. [b:8b5fe1426d]*Karğa aynıt da közünü karmat:[/b:8b5fe1426d] Besle kargayı, oysun gözünü. [b:8b5fe1426d]*Mahdalğan at nal tüşürür:[/b:8b5fe1426d] Övülen at nalını düşürür. [b:8b5fe1426d]*Kelirden alğa konak uyalır, kelgenden sora konakbay uyalır:[/b:8b5fe1426d] Gelinceye kadar misafir utanır, geldikten sonra ev sahibi utanır. Satıraltı tercüme manasını yansıtamıyor. Anlaşılan manası: "Misafir gidecek kişi gitmeden önce eline ne alacağını düşünür, değersiz hediyeyle gitmekten utanır, yerine vardıktan sonra, nasıl neyle karşılayacağını düşünerek ağırlayan kişi utanır". [b:8b5fe1426d]*Konakğa konaklık etmegen konaklıkda halpama aşar:[/b:8b5fe1426d] Misafirini kurbanlıkla karşılamayan konuk sahibi, misafir gittiğinde hamur haşlamasıyla ağırlanır. [b:8b5fe1426d]*Korkak min kere ölür:[/b:8b5fe1426d] Korkak bin defa ölür. [b:8b5fe1426d]*Sak-taymaz:[/b:8b5fe1426d] Dikkatli kaymaz. Kullanımdaki manası - "Dikkatli her durumda sabit kalır". [b:8b5fe1426d] *Ata sözün sıylağan sıylı ata bolur:[/b:8b5fe1426d]Ata sözünün değerini bilen saygın ata olur. [b:8b5fe1426d]*Mukkurnu kabır tüzeltir:[/b:8b5fe1426d] Kamburlunu mezar düzeltir. [b:8b5fe1426d]*Palah cannız kelmez:[/b:8b5fe1426d] Bela tek başına gelmez. [b:8b5fe1426d]*Mırdıda üy salsan üyün çirir:[/b:8b5fe1426d] Bataklıkta ev kurursan evin çürür. [b:8b5fe1426d]*Ölgen eşek börüden korkmaz:[/b:8b5fe1426d] Ölmüş eşek kurttan korkmaz. [b:8b5fe1426d]*Kın bilmeğenne tın kerek:[/b:8b5fe1426d] Haddini bilmeyene "dur" demek lazım. [b:8b5fe1426d]*Til bolmasa baş aurumaz:[/b:8b5fe1426d] Dil olmazsa baş ağrımaz. (Burada mana biraz zedelenmektedir. "Tıl"(dil) bu deyişte "uzun dil, dokunucu dil" anlamında gelmektedir. "Aurumaz" (ağrımaz) kelimesi de cümle manasına göre değişerek "derde girmez" anlamı taşımaktadır). [b:8b5fe1426d]*Til tilge cansa, can canna kızar:[/b:8b5fe1426d] Dil dile yanarsa, can cana kızar. Satıraltı tercümesi bu atasözünü açıklayamamakta. "Til tilge cansa" (dil dile yanarsa) bu deyişte manasını tamamen değiştirmekte ve "iki kişinin dili de bir birine fazla dokunucu olunsa" olarak okunmakta, "can canna kızar" (can cana kızar, sıcak olur) ise "iki kişi karşılıklı saldırgan olur" manasını taşımakta. Dolayısıyla soyut tarzda atasözü şöyle okunur: "İki kişinin dili bir birine fazla dokunucu olunca, her ikisi de karşılıklı saldırgan olur". "Kişi" sözü tekstte mevcut olmasa da, atasözünün manası onu içermektedir. [b:8b5fe1426d]*Kan daunu başı-söz:[/b:8b5fe1426d] Kan davasının başlangıcı - sözdür. Bu sözde de ""başı" (kafası, başkan, üstün, önder) kelimesi etkilenme kurallarına bağlı manayı değiştirmekte ve "kaynağı" olarak okunmaktadır. [b:8b5fe1426d]*Bir söz min palahnı başın açar:[/b:8b5fe1426d] Bir söz bin belanın başını açar. Anlamı biraz farklı gelir. "Bir söz bin belanın önünü açar". [b:8b5fe1426d]*Nanlı şatır[/b:8b5fe1426d] - tohana: Sevgilinin olduğu çadır - saray.
 
[b:703062e96a]fay[/b:703062e96a], :smt006 ? :smt122
 
[b:86878b49c5]fay[/b:86878b49c5], :smt006 ? :smt122
. . . . , . - . . , . , . , . ! .
 
[b:fab482ba97]fay[/b:fab482ba97], :smt006 , .... ... ... :smt017
, .
:smt045 :smt003
 
[b:7d82286657]fay[/b:7d82286657], :smt006 , .... ... ... :smt017
, .
:smt045 :smt003
! .
 
: . . . !
 
------------------------------
 
:smt006 :smt023
 
:smt006 :smt023
, . , ... ?
 
:smt003 , .. :smt003
 
:smt003 , .. :smt003
[b:895c79556b] , , . . . ! ![/b:895c79556b] ************************************************************* [b:895c79556b]" "[/b:895c79556b] , . *************************************************************
 
:smt023
 
[b:82886856fe]fay[/b:82886856fe], , :smt001 :smt001
 
[b:fe94de7b2a]fay[/b:fe94de7b2a], , :smt001 :smt001
, ! . . , !
 
[b:a2bcb95f6f]fay[/b:a2bcb95f6f], :smt003 :smt006
 
[b:6e46d240c2]fay[/b:6e46d240c2], :smt003 :smt006
. . . ! , . .
 
)) ))))
 
[quote:4cef819482="fay"]fay (): izd.kaynak/istanbul/turkey.2007. ( , Soufilia Semenova/Sofi Tram-Semen). ************************************************************* [/b] [b:4cef819482]*Nart tohalanır, ocak ocalanır: -, -.[/b:4cef819482] : , . , . "" "", "" "", - , , , , . , : " , ". -: , . , [b:4cef819482]"". [/b:4cef819482] , . , ( ), , , : --, -, , --() . , , , (2....). . -. , (( ""), ( ""), ( -" ", -""), ( -) (- -), , ()(), ()(-), , , , - , ( ). Satıraltı tercümesi " Once çatı yapılır, sonra ocak bacası". Fakat satıraltı tercüme onun değişken soyut tarzdaki mansını açıklayamıyor. ("Nart" çatı, yüksek, en üst, üst kaplama, asil anlamında bir söz olup, Hun üst düzey asiliyetinin toplu lakabıdır. Hunların bilinen boyları "Nart"; Sya; Syanbiy(Tanşihaylı); "Oğuz". "Nart'ın" soyut tarzdaki anlamı geniş alanı kapsar ve her cümlenin manasına göre değişir. Örneğin: "Nart çamlansa tarh tayar" (Nart (üst düzey asil) kızarsa taht düşer); "Nart nalğa can salır"(Nart nala can katar). [b:4cef819482]*Nartnı-kıyımı, erni-tıyımı: - .[/b:4cef819482] ""(, , , ), , , , . . ""- , " "() . : "[b:4cef819482] -, ". [/b:4cef819482] Çatının süsü - sahibin maddi durumu. İkinci manası-Asalet erkeğin tanımlayıcısı, özü. (Satıraltı tercümesi biraz zayıf kalmakta. "Kıyım" eski sözdür, sert maddeler üzerindeki işlemelerin anlatılmasında da kullanılmaktadır. Anlamı-"kesilerek yapılan süs", "tıyım" ise "ekonomik hal" anlamını taşımaktadır ve "kiri" sözüne eşdeğerdir. Öyle de atasözü şöyle okunur: "Çatıdaki süs işlemelerin kalitesi ev sahibinin ekonomik durumunun göstergesidir" İkinci manada- Asalet erkeğin kan izi ve kişisel birikiminin göstergesidir). [b:4cef819482]*Nart çamlansa tarh çaykalır: - [/b:4cef819482]. , , . :[b:4cef819482] " - ". [/b:4cef819482] Nart kızdığında taht sallanır. (Bu söz çok eski zamanların anısıdır ve Hunnu?da Şanüy yönetimin başlanıcındaki olaylara işaret etmektedir. Zira üst düzey asiller ( Nartlar) şanüya her an haddini bildirecek kadar yetkili olmuştu. Tukumnu sıylısı -Nart, adamnı sıylısı ? Kart. Soyun saygını ? Nart, insanın saygını ? Yaşlı. ( Bu eski deyış Hunlar'da "nart" (üst, çatı) anlayışının soylara nasıl yansıdığını göstermekte eşsizdir ve "Nart" boyu denilenin ne olduğuna ışık tutmaktadır. Yaşlılığın saygın oluşu ise günümüze kadar taşınmış bir manevi kural olarak Hun-Karaçaylılarda kusursuz işlemeye devam etmektedir). [b:4cef819482]*Nartnı atı-canı: -.[/b:4cef819482] Nart'ın atı canıdır. [b:4cef819482]*Nart sadağı- cauçaçar, Nart corğası -kuşuçar: -, () .[/b:4cef819482] [b:4cef819482]""- - , ""- .[/b:4cef819482] Nart'ın yayı düşman dağıtıcı, Nart'ın atı kuş gibi uçucu. (Görüldüğü gibi satıraltı tercüme manasını veremiyor. Bu atasözünde "kuş uçar" ve "cau çaçar" kelimeleri birlikte yazılmakta, zira yazılıştan dolayı mana değişmekte. "Kuş uçar" (kuş uçar) bir kuşun uçtuğunu anlatır, "kuşuçar" ise soyut tarzda anlam taşıyarak "diğer türlerden üstün marifetli dörtnalcı koşu atı" olarak anlaşılır. "Cau çaçar" (düşmanı dağıtır) "cauçaçar" olarak yazıldığında "ebediyen düşmanı mahvediçi, yenilgisiz" olarak çevrilir.Ata sözü şöyle okunur: "Nart'ın yayı yenilgisiz, Nart'ın atı uçan at". [b:4cef819482]*Nart kızğa kıyımlı tarhlık: . [/b:4cef819482] "" , , . : [b:4cef819482] - .[/b:4cef819482] Nart kızına işlenmiş ayakkabı. (Satıraltı tercüme tamamen yetersiz. "Tarhlık" Hun asil kadınlarının giydiği boyu uzatan süslü deriyle ağaçtan yapılmış yüksek ayakkabılardır. Kraliçeler (Yanciy) de onları giymişlerdir. Öyle de atasözü geniş anlam taşımakta ve Nart kızının tahta layık olduğunu da manaya katmaktadır). *Nart uuçalay sadak bla oynar: [b:4cef819482] .[/b:4cef819482] [b:4cef819482]""- "" . [/b:4cef819482] Nart avcıcık (çocuk) yayla oynar. ("Uuçalay" okşayışlı "avcıcık" kelimesidir, günümüzde kullanım dışı bulunmaktadır). *Nartnı kartı da art bolmaz: [b:4cef819482] . [/b[/b:4cef819482] ]Nartın ihtiyarı da gözardı edilemez. *Asıl Nart'da-öz, kara halkda-köz: [b:4cef819482] -, -Ѩ. [/b:4cef819482] Asil Nart'ta öz var, kara halkta göz var. (Atasözü soyut tarzda anlaşılan türlendendir. Anlamı şöyle okunur: "Asil Nart'ta kudretli öz var, kara halkta ona karşı kıskanç göz var"). *Nartda oyma etgen halkğa oyumun tanıtır: [b:4cef819482] , . [/b:4cef819482] Çatısını işlemeyle süsleyen düşünce tarzını, zevkini halkka tanıtır. *Nart atlansa-kan kaytır: [b:4cef819482] - . [/b:4cef819482] Nart ata binerse kan çevrilir.( Kelimesi kelimesine çeviri anlam veremiyor. Kullanılan anlamı - "Nart yollanırsa kanlı düşmandan öç alınır"). *Nart touğa kirse kobuzçu örge kobar: [[b:4cef819482]b] . [/b:4cef819482] Nart şölen yerine girerse müzisyen ayağa kalkar. *Sağadak tolu bolsa sadak atıul bolur: [b:4cef819482] .[/b:4cef819482] Satıraltı tercümesi "Sadak ok dolu olunca yay savaşmaya meyelli olur". Soyut tarzdaki anlamı "Bedeni enerji dolu genç her tür kavgaya, maceraya atılır". *Sırt sağadakğa-uzun kol, ışım sağadakğa- çinke bel: [b:4cef819482] - , - . [/b:4cef819482] ( Bu atasözünün manası satıraltı tercümede "Sırt sadak için uzun el, çizme sadak için bükülücü ince bel" dir. Ama anlamı biraz geniş gelmekte. Soyut tarzda şöyle okunabilir. "Sırt sadaktan ok almak için becerikli el lazım, çizme sadaktan ok almak için esnek bel lazım". "Uzun kol" (uzun el) burada "becerikli" manaya denk gelir, "çinke" ise "ince", "esnek" manaları içerir. "Çinke bel" eski dilden kalma "ince esnek bel" demektir). *Artmak sağadakğa sal, sırt sağadakdan al: [b:4cef819482] - , -. [/b:4cef819482] Heybe sadağa doldur, sırt sadaktan al. ( Bu atasözü heybe sadağın savaş sırasında zor kullanıldığını, sırt sadağın ise daha da kullanışlı olduğunu hatırlatmakta. Ata sözü şöyle anlaşılmakta: "Heybe sadak-depo, sırt sadak-savaştıran"). *Sadak tarthan ok cutar. [b:4cef819482] . [/b:4cef819482] -yay çeken yay kurşunu yiyer. *Kıyausuzma degen kıyılır. [b:4cef819482] . [/b:4cef819482] -Eksiksizim diyen eksik olur. *Bir alimge min zalim: - . Satıraltı tecümesi "Bir aydına bin zülümcü". Kullanımdaki anlamı "Bir aydınla bin zülümcü gıptacı uğraşır". *Alim cansa-aytır, cahil cansa-urur: [b:4cef819482] -, - . [/b:4cef819482] Aydının canı incindiğinde konuşur, cahilin canı incindiğinde saldırır. ("Cansa" (yakılırsa) sözü burada soyut tarzda mana taşımakta ve "canı incindiğinde" anlamında gelmektedir). *Alim aytır-terk kaytır: [b:4cef819482] , . [/b:4cef819482] Aydın söylerse halk yönlendirilir. ("Terk kaytır" (büyük güç, çok, çoğunlık geri çevrilir) kelimeler burada soyut tarzda okunur ve "yönlendirilir" manada gelir. Satıraltı tercümede mana korunamamakta. "Terk" (pek çok, çabuk kelimesi burada" halk" anlamında gelmektedir. Kullanımda anlaşıldığı mana "Aydının aydınlatıcı konuşması çok sayılı halkı başka yöne çevirebilir". Örnek deyişler: ?Asker terk-tekin künayıknı bashan edi.? (?Karça?efsanesi. Çok sayılı asker ufugu kapatmıştı; ?Terk suu oya, kıra-cıra cayılğandı?(günümüzde Rus telafuzunda ve coğrafide-?Terek?) Büyük su enkazlar yaparak, öldürerek, ezip geçerek yayılmıştır. *Terkge kerk uralmazsa. [b:4cef819482] .[/b:4cef819482] ? Satıraltı manası anlamını zedelemekte. ?Kerk? ağacı ve diğer maddeleri kemirerek şekillendirici bir alettir. ?Kerk urğan?-bir şeye şekil vermek veya bir hadde koymak anlamını taşır. Atasözümün anlamı ?Çoğunluğu istediğin hadde tutamazsın? olarak Türkiye Türkçesine çevrilmektedir. *Bilgenin tilleüçü halk tilimdilik bolur: [b:4cef819482] . [/b:4cef819482] Bilginini diliyle yaralayıcı halk parçalanmış, dağıtılmış olur. ("Tilleüçü" eski dilde "karalayıcı, iftiracı, dokunaklı dilli" manasını taşır. "Tilimdilik " ise uzun dar dilimlere kesilmek için hazırlanmış ıslak deriyi anlatır. Bazen "tilimdilik boldum" (çok ıslandım) anlamında da kullanılmaktadır. Burada "tilimdilik" "küçük parçalara ayrılmaya yüz tutmuş halk" manada gelmektedir). *Emilikge-kayiş bau: [b:4cef819482] - . [/b:4cef819482] Satıraltı tercümesi "Dizgine uymayana deri bağ" . Kullanımda suyut tarzda farklı manada gelir. Burada "Dizgine alışmayan ata deri dilimden yapılmış bağ gerekmekte" anlamındadır. ("Kayiş" deriden yapılmış kudretli ip). *Emilik at baylanır, kötenli kız-süyrelir: [b:4cef819482] , ʨ . [/b:4cef819482] Vahşi at bağlanır, kibirli kız kaçırılır. *Saylağan kız tıbırda kalır: [b:4cef819482] . [/b:4cef819482] Seçen kız evde kalır. *Kızın bolsa-erge, ölün bolsa-cerge: - , - . Kızın olsa-kocaya, ölün olsa-mezara. ("Cer" kelimesi burada "mezar" anlamındadır). *Sıysız kızğa-kalın berne: [b:4cef819482] - . [/b:4cef819482] Namusu zedelenmiş kıza görkemli çeyiz. ( "Çeyiz" kelimesi "berne'nin" manasını yansıtamamakta. "Berne" damadın akrabalarına dağıtılan hediyelerdir. "Çeyiz" ise "üy kerek" olarak ifade edilir). *Cağağa cabışıuçu cağalanır: [b:4cef819482] . [/b:4cef819482] Birisinin yakasına yapışmayı seven kendisi yakalanmış olur. *Kıyamut kelse kıyğıçını al: [b:4cef819482] . [/b:4cef819482] Bela geldiğinde pes etme, kendini toparla. *Tintiüçü tintiül bolur: [b:4cef819482] . [/b:4cef819482] Eleştirici eleştirilir. Arayıcı aranır. *Halk-çarsha, teli-harsha: [b:4cef819482] - , - . [/b:4cef819482] Halk yangına, deli dans etmeye. ("Çars" ( at yarışı, büyük yangın, savaş belası) manalarda kullanılan eski sözdür. Bu atasözünde "yangın" manasını taşımaktadır. "Hars" ise ritmi oluşturan çalgı kaşıklardır, ama burada soyut tarzda mana içererek "dans" anlamında gelmektedir). *Telige col boş: [b:4cef819482] . [/b:4cef819482] Deliye yol sebest. *Sınathan sınar. [b:4cef819482] - . [/b:4cef819482] Çektiren çeker. ( Örnek: "manna sınathanını kesin sına"(bana çektirenini kendin çek). *Teliden mışau tuuar, mışau mannırau tabar, mannırau da bizge ne mannırar: , , !.. ( Bu bir esprili hafif manalı alaydır. "Deliden uçuk doğar, uçuk koyun beyinlini doğurur, o da bizlere neler meyeler!" olarak çevrilmektedir. *Toğuz tonuna cabışsa tonunu atıb kaç: , . Dokuz kişi kürküne yapıştıysa tonunu bırakıp kaç. *Boza mıyık burdurur, çağır hali buzdurur: , . Boza bıyığı sıvalatır, rakı karakteri zedeler. *Sostan huna aşalmaz: . Granitten yapılan duvar çökmez. (Soslan, Sos granit demektir). *Sos urukdan-keşene, mermer taşdan-töşeme: - , - Ҩ. Granitten-mezarlık, mermrden-döşeme.( Sosuruk, Sosurka kahraman ismi olarak Nart Efsanelerinde geçmektedir. Bu erkek isim günümüzde de kullanılmaktadır. Anlamı: Sosuruk-granit parçası; Sosurka ? granit bedenine işlemiş ve granitten parça). *Ullusuz tör ulur: Ҩ . Büyüksüz (aydınsız) baş köşe ulur. *Tartmağan ögüzge bir tayak, tarthan ögüzge min tayak: , . Çekmeyen öküze bir dayak, çeken öküze bin dayak. *Kıbba kızıl kızarık, kerklige casarık: - , . Kıb-ırmızı salak insanın süsü. *Köb körgen köb bilir: ʨ ʨ, ʨ . Çok gören çok bilir. *Takırlıkda caşağan-iyne bla kör kazğan: - ʨ . Fakirlikte yaşamak iğneyle mezarını kazmaya benzer. *Barğan-barıudan, tarthan tartıudan: -, - . Yürüyücü- yürümekten, çekici de çekmekten bilir. *Bet çomalthanna-çomalğan bet: - . Yüz tutana yüz tutulur. *Kadır eşekge tartar, atha tartmaz: , . Katir eşeğe benzer (çeker), ata benzemez(çekmez). *Tınçda aur hınç: . Suskunun ruhu ağır. (Hınç geniş manalı lastik sözdür. İnsanın olumsuz havası, ruh ağırlığı, geçilmez kuşkuculuğu, dayanılmaz karakteri vb. olumsuzlukların tanımlanmasında kullanılmaktadır). *Karılğaç gürü bla, kögürçün nürü bla: - , ʨ- . Kırlangıç ses yeteneğiyle (sevilir), güvercin nuruyla (değer kazanır). *Süzülgen altın-oka, süyülgen kız - kuka: - , - . Eritilip ipe dönüşen altından dantel olur, üstünde titrenen kızdan havalı, her erkeğe göz oynatan birisi olur. *Altın süzgen oka satar: - . Altın işleyen dantel satıcısı olur. *Süzülgen altın oka bolur, karalğan at corğa bolur: , . Eritilen altın ip ve dantel olur, bakımlı at dörtnalcı olur. *Kuka kızğa - takğıç, lohbay caşha-kakğıç: -, -. Fırlama kıza-bağ, tembel oğlana -sopa. *Caynı küle aşırsan kışnı cılay catarsa: , . Yazını gülerek geçirirsen, kışını ağlayarak yatarsın. *Nartnnı atı-canı: -.Nartın atı canıdır. *Biy közü-curtda, kul közü-cuurtda: ʨ , ʨ . Beyin gözü -memlekette, kölenin gözü-yogurtta. *Muhar karın bet uyaltır: . Obur karın yüzü utandırır. *Salam bla kelgen-törge, kama bla kelgen -körge: -Ҩ, -ʨ. Selamla gelen-baş kköşeye, kılıçla gelen-mezara. *Hileüden tireü bolmaz: . Çürükten direk olmaz. *Cuulğan at - cumuluk: - . Bakımlı at dörtnalcı. *Aman atasın anasın aytdırır: , . kötü evlat anne babasını kötü lafla andırır. *Biy kazanda et bişer, andan kulğa ne tüşer: , . Beyin kazanında pişen etten kula (köleye) ne gelir. *Eki ilaçin cırtışsa şorbat uyasın tük basar: , . İki kartal çatıştığında serçenin yuvasını tüy kaplar. *Can canna cağılssa, can canna canar: , . Can cana sarılsa can cana tutuşur. *Okaçı okalı kiymez: . Dantel uzmanı dantelli giysi giymez. *Kıtlıktan cutluk tuuar: . Kıtlıktan göz doymamazlık doğar. *Ullu mahtanmaz, mahdalır: , . Değerli övünmez, övülür. *Kesin mahdağan-kerekli: - . Kendini öven-çatlak. *Işan tuthan - şam tutar. - . Nişan alabilen şanı elde tutar. *Kol- Teyriden, kolay-kişiden: -, -. El-Tanrıdan, onu değerlrndire bilmek- kişiden. *Kıyıkğa kıyğıç tabılmaz: . Ters kişiliklini düze çevirebilecek alet bulunamaz. *Mışau caşha - muş-muş katın: - - . Gerizekalı erkeğe mışıl mışıl uykucu kadın yakışır. *Biçak cara bitelir, söz carası bitelmez: , Ѩ . Biçağın açtığı yara iyileşir, sözün açtığı yara iyileşmez. *Can carası bitelmez: . Cana işlemiş yara iyileşmez. *Konnan-kutulur, kon-kon-urulur: , - . Oturan- kurtulur, telaşlı-vurulur. *Caya tuthanna cau çabar: . Yay tutana düşman saldırır. *Açıtmağannı açıtsan hathuna açı bitelir: . Seni üzmeyeni haksız yere üzersen göhsüne açı saplanır. *Ters bolğandan ese tersden talan: , . Haksızlık yapmaktansa haksızllığa uğra. *Kol tulakçı bolsa baş cumduruk alıuçu bolur: , . El kötü işaret yapmaya alışkın olursa baş yumruk yiyici olur. ("Tulak" parmak kıvrılığından oluşan bir alçaltıcı el hareketidir). *Tıyılğan su-ayırılır, basılğan halk-kayırılır: [b:4cef819482] -, -. [/b:4cef819482] Önü kesilmiş su taşar, baskı altındaki halk ayaklanır. *Kıshaç kısa kısar: . Sıkıştırıcı (baskı oluşturucu) alet az zaman sıkabilir. (Burada direk anlamı uymaz. soyut tarzda "baskı oluşturan her şey kısa zamanda kırılır anlamında söylenmekte). *Kelbet tık da akıl kıt, ne etsin carlı Zıgıt? , ?! Görünüş var da akıl kıt, ne yapsın zavallı Zıgıt? *Suu tıyğıç eski bolsa tıkğıçha kesilir: . Su engeli eskidiğinde parçalanıp delik kapatıcı olur. *Caşlık-ay-hay, kartlık-nay-nay: - -, - -. Gençlik-hay,hay! İhtiyarlık - nay,nay! *Sılauçu kol türtülmez: . Okşayıcı el itilmez. *Toyda şoh-ten, oyda-et cen: - , , - -. Eğlencede - dost, belada - akraba. *Mayası kıyaulu bolsa cuurt hubbegili bolur: , . Mayası bozuk yogurt sulu olur. *Uluna kılık kıymağan kartlıkda ulundan kıyılır: , . Oğluna düzgün terbiye vermeyen, yaşlılığında onun haddinde yaşamak zorunda kalır. *Caşha - kübe, kızğa-kübür. -, -. Oğlana zırh, kıza sandık. *Emina emenni emer: . Veba meşeyi bile yıkar. (Bu atasözünde kelimesi keliimesine tercüme anlamı yansıtamamakta. Tam anlamı-"Veba en kudretliyi bile yıkar"). *Colay haparı-toğay: - . Colay'ın lafı yuvarlak. (Bu atasözü da soyut tarzda anlaşılan türlerdendir. Anlamı-"Kurnazın lafı örtpas olur ve her an iddialarını istediği yöne çekebilir, her sıkıntılı durumdan da sıyırılır"). *Kiyiz müyüzge zar: . Kilim süs boynuzunu kıskanır. *Tul biyçeni kul ençiler: . Dul hanımefendiye köle yanaşır. (Satıraltı tercüme manasını vetememekte. Anlaşılan manası - Hanımefendi dul kalınca ona yanaşmaya köle cesaret bulur.) *Ayırılğan koy-börüge aş: . Sürüden ayrılan koyun kurta yem. *Talğan -tayar, tayğan-cığılır, cığılğan-kırılır: -, -, - . Artık direnemeyen kayar, kayan düşer, düşen kırıklık yaşar. *Kar erise su bolur, halk erise kuu bolur: , . Kar eriyince su olur, halk kendi özünü kaybedince sindirilmiş olur. (Burada halk erise sözcükler soyut tarzda okunur ve halk kendi özünü kaybederse olarak anlaşılır. Kuu sözcüğü hayata veda eden her şeyi anlatır: kuu terek-kurumuş ağaç, kuu cer-kurumuş yer vb. Bu ata sözünde sindirilir, silinir anlamında gelmektedir). *Şam-kamada, sıy-kanda: -, -. Şan kılıçta, asalet kanda. *Ana kölü balada, bala kölü talada: - , -. Anne gönlü yavrusunda, yavrusunun gönlü ovada. (Bu atasözü de soyut tarzda anlaşılmakta. "Ova" (tala) burada "ufuk" anlamında kullanılmaktadır. Atasözü şöyle okunur: Anne gönlü çocuğunda, çocuğun gönlü ufukta). *Auzun kandan tolsa da kanlına bildirme: . Ağzın kan dolu ise de düşmanına belirtme. *Karan kakğan kaş kermez: . Karan'ın dokunduğu kaşını germez. ( Direk anlam atasözünün manasını açamamakta. Hun-Karaçaylılar souyt tarzda konuştukları için bu söz "Karan (Lilit) gezegenin etkisi dokunan mutlu olmaz" ya da (duruma göre) "lanetli genetik izini taşıyan mutlu olamaz" manada okunur). *Küntiymezge-salkınlık, suuçapçakğa-kalkınlık: -, -. Güneşe dayanıksıza gölge yaprağı, suya dalmayı sevene tutunacağı tahta yapıt. ( Kelimesi kelimesine verilen anlam eksik anlaşılmakta. Anlamı-"Sorgulamadan her insana ona en çok gereken şeyi ver". "Suuçapçak" diye hava soluyan, ama suda avlanan canlılara denir, ayrıca "samur" manasını taşımaktadır. Bu atasözünde suyu seven, devamlı yüzmeye meyelli çocuk (kişi) anlamında verilmektedir). *Kala sorsan-buğoydan, er sorsan-kelbetden: - , -. Kale sorarsan ateş pencerelere bak, adam sorarsan görünüşüne bak. (Burada kelbet sözü görünüş haricinde kişisel özellikleri de içermektedir. O yüzden satıraltı tercüme yeterli olamaz. Anlaşılan manası: Kale arıyorsan ateş pencerelerine bak, adam arıyorsan görünüşü ve tavırlarına bak.) *Közcanmazda öz canmaz: ʨ . Gözü sönüğün özü de sönük. *Sılauçu cılauçu bolmaz: . Okşayıcı ağlayıcı olmaz. *İgi -tartınır, aman -suğulur: - , - . İyi çekinir, kötü sokulur. *Er-elden, sabiy-belden, egeç-kandan, karnaş-candan: -, -, -, -. Eş dışardan, çocuk göbekten., kız kardeş kandan, erkek kardeş candan. *Katınnı auzuna üretgen erni kılıçı tot: . Kadınınıyla tartışmaya alışmış erkeğin kılıçı paslı olur. (Satıraltı tercümesi-"kadınını ağzına alıştıran"dır. Ama bu Türkiye Türkçesin'nde mana ifade etmediğinden, soyut tarzda manası asıl olarak verilmiştir. Bu atasözünün manası tam olarak şöyle okunur: "Korkak, erkeklikte hiç, kılıcını pas tutmuş erkek kadın lafına karışmayı, kadınla çekişmeyi sever"). *Baş olmasa börkden ne hal?: ?! Baş yoksa şapka ne eder? [b:4cef819482]*Mukkur sırtnı tıyın capmaz: . [/b:4cef819482]Kamburlu sırtı pahalı kürk kapatamaz.( Hun-Karaçaylı Türkçesinde şöyle anlaşışır: Ters, bozuk kişiliği pahalı giysi örtemez). *Kara künde-karnaş, igi künde-nöger: -, -ͨ. Kara günde kardeş, iyi günde-dost. *Katın tüygen kişi-tişi. -! [b:4cef819482]*Honşunu kızın söksen kesi kızın sögülür: Ѩ, Ѩ. Komşunun kızını karalarsan kendi kızın karalanmış olur. *Öksüznü cılamuğu-karğış, süyünçü-alğış: -, -. Öksüzün gözyaşı beddua, sevinci duadır. *Batsan da ullu suuda bat: . Boğulursan da büyük sularda boğul. *Urulsan da ullu cayadan urul: . Vurulursan da büyük yayla vurul. *Uruğa-buruu, uruuğa-turuu: -, -. Hırsızlığa karşı duvar, saldırıya karşı - savunma. ("Turuu" (dinelmek) kelimesi burada suyut tarzda anlam vererek "savunma" olarak okunmaktadır). *Kuu kuumu-kuu tartar: . Satıraltı tercüme anlamını veremez. Soyut tarzdaki manası "Her şeyi mahvoluş tarafına yorumlayan mahvolmayı üzerine çeker", ya da Oflayıcı oflayıp duracak hale gelir. *Açılğan kolğa kuş konar: . Açık avuça kuş konar. Soyut tarzdaki manası "Açık elliye Tanrı bol verir". *İynannan inanılmaznı tabar: . İnançlı inanılmazı bulur. *Bir kolun bla alğanını bir kolun bla ber: . Bir elinle kazandığını, diğer elinle ver. *Beriüçüge kaytıb keliüçü: - . Satıraltı tercümesi "Vericiye (kısmet) dönüp gelici". Kullanımdaki yorumu -Vermeyi sevenin kısmeti devamlı açık. *Aman katın artı bla korkutur: . Kötü kadın kıçıyla korkutur. (Satıraltı tercümesi atasözünün manasını yansıtamamakta. Taşıdığı mana-"Değersiz kadın çocukları peşpeşe doğurarak kendini mecburen kabullendirir"). *Han balık suuda batmaz, asıl at colda kalmaz: , . Han balığı suda boğulmaz, asil cinsi at yolda yıkılmaz. *Cahanimni colu-igi innetden tolu: - . Cehenneme giden yol iyi niyetlerle kaplıdır. *Tüyülgen katın kucurur, erkeletilgen-kuturur: , -. Dövülen kadın tuhaflaşır, şımartılan kadın kudurur. *Süymeklik- közden, üyleniü-özden: -ʨ, -. Aşk- gözden, evlilik -özden. (Getirilen satıraltı tercümesi yetersiz kalmakta. Asıl kullanılan manası: Aşk için bir bakış yeterli, evlenmek için da özü bilmek gerekli). *Ariü-közden, asıl-sözden: -ʨ, -Ѩ. Güzel gözden, asil sözünden (tanınır). *Keçe bilmegen ketmez auruu bla caşar: . Affedmeyi bilmeyen ağır hastalıkla yaşar. (Getirilen mana yetersiz, zira Hun-Karaçaylılar "auruu" (hastalık) sözünü süregen, hiç gitmeyen hüzün, acı olarak da kullanmaktadırlar. Öyle de atasözünün anlamı-"Affedmesini bilmeyen kişi göhsünü kemiren hüzünle yaşar"). *Caşha biçak silksen başha kama tirelir: , . Oğlana biçak çekersen başına kılıç direnır. (Satıraltı tercümesi manayı çarpıtmakta, zira "caş" (oğlan) burada her hangi birisi manayı üstlenmektedir. Kullanılan manası-"Başkasına biçak çekersen başına kılıç dayanır"). *Bireünü börkün alsan börküne sak bol: . Birisinin şapkasını aldıysan kendi şapkana dikkatli ol. *Külme caşha, kelir başha: - . Alay etme oğlana, gelir başına. (Burada "caş"(oğlan) sözü "yaşayan her kimse" manasını taşımaktadır. Kullanılan manası-"Kimseyle alay etme, başkasının durumuna gülme, çünkü kendi başına gelebilir"). *Zar kölü kül: ʨ-. Kıskancın gönlü kül. (Burada "kül"(kül) kelimesi "yok, hiç, ortadan kalkmış durumda" anlamında gelmektedir. "Köl" (gönül) ise, yoruma bağlı, "kişilik" anlamınını da yansıtmaktadır. Öyle de anlamı-Gıptalının gönlü kül gibi yakılmış olur). *Başhağa uru kazsan kesin tüşerse: . Başkasına çukur kazarsan kendin düşersin. *Suu çelekni tübü suuda kalır: . Su kovanın dibi suda kalır. *Aş bermesen da kaş ber: . Yemek vermesen da kaş ver. (Kullanılan manası başkadır_-"Yemek vermesen da gülümseni eksik etme". Kaş ver deyişi ? güler yülü ol demektir). *Zar canı cana caşar: , . Kıskanç canı alev alev yanarak yaşar. *Cauğa calbarğandan cat da canını karma: , . Düşmana yalvarmaktansa uzan da intihar et. Canını karma ?eski sözdür ve intihar et anlamını taşımaktadır. *Aşasa aşamasa da börünü auzu kan: , . Yese yemese de kurtun ağzı kan. *Kereksiz mahdalğan kerekli bolur: . Yersiz övülen delirir. *Suu çıkmağan kölnü maka hırıu tutar: . Suyu yenilenmeyen gölün üstünü kurbağa yosunu kaplar. *Bergen kolda-bereket: - . Veren elde bereket. *Zar zor caşar: . Gıptalı zor yaşar. *Zorda marda cok: . Zülümde sınır tanınmaz. *Zor kılıçı sabdan sınar: . Zülüm silahı sapından kırılır. *Kün batsa da cılıu kalır: . Güneş batsa da ısısı kalır. (Atasözü kullanımda farklı mana taşımaktadır. Anlamı-"Aydın ölse aydınlatıcı fikirleri kalır"). *Aman toklunu aynıtsan ernini burnunu may eter, aman adamnı aynıtsan ernini burnunu kan eter: , , , , , . Kötü kuzuyu beslesen ağzını burnunu yağlar, kötü insanı kalkındırsan ağzını burnunu kanatır. *Gagay başha-toğay: -! Kibirli kafaya halka takılır. *Koy baradı kaya üsün sırt üsün, kırılıb barabız namıs üçün bet üçün: , , , ... (Bu atasözü satıraltı tercümesinden anlaşılamaz. Satıraltı anlamı-"koyun süsrüler gidiyor kayalar ve ovalar üstünden, mahvolup gidiyoruz namus ve şeref eksikliğinden. Kullanılan manası-"Namus, şeref ortadan kalkınca halk (hayvan sürüsü gibi)mahvolur. Atasözünün ilk cümlesi ikinci cümlenin manasını güçlendürerek, mahvoluşun ürkütücü boyutlarını göstermektedir. Cümle tamamen eski Türk çağrışımlı konuşma tarzındadır). *Suu çıkmağan kölnü tübü batıul: ʨ -. Suyu yenilenmeyen gölün dibi bataklık. Soyut tarzdaki anlamı-Cimri ve bencil; kendi aleminde kapalı hayat sürdüren, insanlarla irtibatsız kişi içinden çürür; *Suuda bathan tükden tutar: , . Suda batan tüye sarılır. *Cürümegen col bilmez: . Yürümeyen yolu bilmez. *Baş mahdalıunu süer, aşorun aşın izler: - , . Kafa övülmeyi sever, mide de yemeğini ister. *Tatlı tilliden -aur dert: - . Tatlı dilliden eğır intikam. *Caş bolsa da asıl-baş: , - . Genç de olsa asil üstün. *Şam candan baş: () - . Şeref (onur) candan üstündür. (Günüzde şam (şeref, onur) kelimesini şan?la (ün, meşhuriyet) karıştırarak bazı atasözlerinin manasını zedeleyen yorumlar da pyasaya çıkmakta, o yüzden bunlara vurgu yapılmaktadır). *Canmağan carık bermez: . Yanmayan aydınlatmaz. (Soyut tarzda manası kullanılır. "Acılarla boğuşmayan, hayatta yanıp yakılmayan bir kimse başkaları aydınlatacak hale gelemez"). *Aç karınnı tok bilmez: . Aç karının derdini tok karın hissedemez. *Can canmay amal tabılmaz: . Can sıskışmadan çare bulunmaz. *Zaranda-hayır, akıl-sağayır: - , ... Zararda hayır var-akıl hareketlenir. Satıraltı tercüme manasını tam yansıtamıyor. Sağaytır-uyandırır, hareketlendirir, girişime zorlar gibi bir çok manayı bir arada barındıran sözdür. *Aman ölse el sarkar, igi ölse el sarnar: - , - . Kötü ölürse halk sadece akın eder, iyi ölürse halk feryad ederek akın eder. ( Burada "el"( köy) sözü "halk" manasını taşımaktadır. Nart-Karaçaylılar'ın dilinde "el"-halk, yerleşim bölgesi, köy, milletler manasına kadar uzana bilmektedir). *Auruğannı töşeginde sau ölür: . Hastanın yatağında sağlam ölür. (Bu satıraltı tercüme Türkiye Türkçesi'nde anlamını koruyamamakta. Asıl manası-"Hasta hakkında büyük konuşma, kimin ne zaman gideceğini Yaratan bilir"). *Açık söleşgen açıu aşar: . Açık konuşucu bela yiyer.("Açıu aşar" (acı yiyer) sözler bu atasözünde souyt anlam vererek "acıyla yaşar" manada gelmektedirler: Kullanımdaki manası: Açık konuşucu acılı yaşar). *Bal calandan öt kerti onlu: , . Bal yalandan öt gerçek üstündür. *Karaçayda kaysı tauğa da tiy-barısı da biy: - . Karaçaylı?da hangi dağa dokunursan dokun, hepsi prens: (Bu atasözü satıraltı tercümede manasını yansıtamaz. Asıl manası- "Karaçay'da soylar o kadar kibirli ve kendini başkalardan üstün görenlerdir ki, hangisini ele alırsan al-hepsi eski soylu prensliğiyle övünür"). *Calanna cabıu tabılmaz: . Yalanı örtecek örtü bulunamaz. *Aman katın erni sabiy bla baylar, igi katın erni hali bla baylar: , . Kötü kadın eşini çocuklarla bağlar, iyi kadın eşini güzel haliyle bağlar. *Sütden auzu küygen suunu da ürüb urtlar: . Sütten ağzı yanan suyu da üfleyerek yudumlar. *Cazmanı kılıç kesmez: . Yazıyı kılıç kesmez. *Mal kelir keter, bet kalır: -, . Satıraltı tercümesi - "mal gelir gider yüz kalır", fakat "yüz" kelimesini buradaki manası "vicdan", "itibar"dır. Kullanılan manası-"Mal itibarından vicdanından olmana değmez, zira geçici değerdir". *Taş athanna aş at: . Taş atana aş (yemek) at. *Bet betge karasa bet cerge karar: , . Yüz yüze bakarsa yüz yere bakar. Satıraltı tercüme tam anlamını veremiyor. Kullanımdaki manası-İki küskün biraraya gelirse haksızın yüzü utanır. *Balauz bla dert - karnaş: . Tatlı dille intikam kardeştir. *Orunnu cumuşak salğan tınnısız cuklatır: . Yatağı yumuşak seren rahatsız uyutur. *Can-keter, san-talır,namıs dunyada kalır: -, -, . Can gider, beden yorgun düşer, namus ise dünyada kalır. (Bu söz satıraltı tercümesinden anlaşılamaz, zira "namıs" (namus) geleneksel itibarı manasını içermektedir. "Dünyada kalır" da - "nesillere kalır" manayı yansıtmaktadır.) *Köb saylağan poh saylar: . Çok seçen b..k seçer. *Ata sırı - ulunda, ana sırı-kızında: -, -. Babanın mazisi oğlunda, anne mazisi-kızında. *Suucorğanı nalı aşalır: . Dörtnalcı atın nalı sürtülür. *Bilim-bilek, bilek-kerek: -, -. Bilim - arka, arka - ihtiyaç. *Süyünüu süygen süyülür, kauğanı süygen-tüyülür: , . Sevinci seven sevilir, kavgayı seven dövülür. *Kan dau kan koban tartar, caşau da anda batar: , . Kan davası kan nehri çizer hayat da onda boğulur. *Tişirıunu kançığı kan çeriünü kaytarır: . Bu atasözü çok eski dilden "kan çeriü" sözünü temel aldığından, tercüme zorlaşmakta. "Kan çeriü"- eskilere dayanan, sindirilemez cinayet işleyenlere uygulanan "yavaş ölüm" denilen (yara açarak mahkümü bağlı bırakmak) töreden bir hatıradır. Öyle de atasözün manası-"Kadının utanmazı "kan çeriü" töresini geri getirttirir". ( Farklı deyişlerde, konuya göre manası değişebilmektedir). *Betden-laudan, artdan-maymöz: -, -... Yüzden-ipek, arkadan- mişamba. *Akıllını- uruşhanı, telini-mahdağanı: -, -. Akıllının çekiştirmesi aptalın övgüsü. Kelimesi kelimesine çeviri anlamını verememekte. Anlaşılan manası: Delinin övgüsünden akıllının kötülemesi değerli. *Katınna kara da erni bil: . Kadına bak da erkeği tanı. *Catağan künne kömülüp tüber: ʨ . Tembel uykucu güneşi gömülü karşılar. Burada gömülü kelimesi Türkiye Türkçesinde ters manaya çekmekte. Alt yapılı (kağıp söleşgen) denilen denilen eski tarzda manası şöyle okunur: Yatmayı seven (tembel) güneşi yorgana gömülü karşılar. *Hans kesgen saban sabançını tanıtır: , . Yabani ot sarmış tarla sahibini tanımlar. *Karauaşha au athan tözüuge tör salır: , Ҩ Ҩ . Köle kadına nikah kıyan dayanıklılığı baş köşeye koyar. ( Bu atasözü de satıraltı tercümeyle anlaşılamayan türdendir. "Au athan" - duvak takan (nikah kıyan) anlamını vermekte, "tözüuge tör salğan ise" aşırı olaylara, dayanılmaz huya hazır olmalı anlamını taşımaktadır). *Asıl azmaz, genca tay arımaz: , . Asil azmaz, Genca cinsi at yorulmaz. (TC versyonu "Asil azmaz, bal kokmaz"). *Ullu kazanda bişgen et çiy kalmaz: . Büyük kazanda pişen et çiğ kalmaz. *Kartnı sıyın körmegen kartlıkda sıysız bolur: . İhtiyara saygı göstermeyen, ihtiyarlığında saygı görmez. *Adamlıktan köb aythan adamlıkdan kem bolur: . İnsanlıktan çok konuşan insanlıktan yoksun olur. *Kertiden har kim da aytır, kertini az adam süer: , . Gerçekten herkes bahseder, fakat gerçeği az kişi sever. *Kerti degen-kergiçde kerilir. . Gerçek diyen darağacında gerilir. Kergiç-darağacı, germe aleti manalarda kullanılan kelimedir. Hunlarda yün ürünlerinin germesinde kullanılan alet olup günümüzde de kullanılmaktadır (cauluk kergiç, teri kergiç vb.) Kergiçin darağacına dönüşümüyse Syanbiy (Tanşihaylı) dönemin şiddetli savaşları sırasında gerçekleşmiştir (MÖ. 1 asır). Bu ev aleti Syanbiyler tarafından kansız öldürme denen, saygın suçlulara uygulanan infaz için darağacı olarak kullanılmıştır. Syanbiylerin ahvatı Mogolların o infaz toresini MS. 14 asra kadar (Deşt-i-Kipçak devletinin Kızıl Orda devletine dönüştüğü dönem) kullandıkları tarihi kaynaklardan okunmaktadır. Hunlarda ise işkence olayının olmadığı darağacının olmasını gerektirmemiş ve öyle bir Hun sözüne tarihince rastlanmamıştır. Tarihte sadece Tanrı elçisi denen tören sırasında elçi seçilen kişinin yere sapıyla batırılmış dokuz kılıç üzerine bırakıldığı bilinmektedir (MÖ.3000 ?1000 yıllarda).Geç dönemlerde (MS.1-2 asırlar) doğu ilişkilerin esintisi olarak asmak kelimesi geçmektedir."Kergiç"(gerici tezgah) bu atasözde "darağacı" anlamında gelmektedir). *Kertini calğan şağat cenmez: . Gerçeği yalancı tanık saptıramaz. *Kertini aythan ullu, urğu cılandan uulu: , . Getçeği haykıran aydın en zehirli yılandan zehirli. Burada ullu (büyük) kelimesi aydın anlamında okunmaktadır. *Kerti közge çançılır: ʨ . Gerçek göze batar.Satıraltı tercümesi zayıf mana vermekte. Asıl manası: Yüze söylenen gerçek vicdanı rahatsız eder. * Kabcık mizni tutmaz, suu uuçda turmaz: , . Bizi çuval saklayamaz, su avuçta durmaz. *Tilde süygen-içden tüyüm: - ...Sadece dilde sevenin gönlü kara düğüm. *Tilim baldı degenni til tübünde ot bolur: . Dilim baldır diyenin dilinin dibinde zehir olur. Ot kelimesi ateş, zehir ve ot manasını taşımaktadır. Bu mana bulunduğu cümlenin manasına bağlıdır. Burada zehir anlamında helmektedir. *Til tilkau bolsa bet "oh" der: , "" . Dil konuşamaz olsa yüz (vicdan) "of" der (sevinir). *Mahdauçu sögerge öç bolur: Ѩ . Övücü karalamakta da hızlı. *Mahdalıunu süygen şat, kertiden uzak: , . Övülmeyi seven yönetici gerçeklerden uzak. Kazan kaynatıuçu çaykauda da usta: Kelimesi kelimesine Kazan kaynatıcı durulamakta da uzman çeviri anlam veremez. Atasözü soyut tarzda anlaşılmakta. Manası "Pohpohçu övdüğü gibi uzmanca da karalar". *Kereksiz mahdalğandan kereksiz talannan aşhı: , . Yersiz övülmektense yersiz karalanmak iyi. *Sabır kölde-sarıubek: -. Sakin gölde ucube bulunur. *Tışı hoş da içi boş: - . Dışardan hoş,içi - boş. *Sanı -tulpar, annı-mulhar: -, -. Bedeni kudretli, aklı çerçöp. *Betsiz haua satar: . Vicdansız havayı satar. *Calkası kıyılğan acir baytalnı ürkütür: . Yelesi biçilmiş aygır kızağı ürkütür. *Apendini aythanın et, etgenin etme: . Din hocasının söylediğini yap, yaprığını yapma. *Kartnı burnun sürt da onouğa tut: . İhtiyarın burnunu sil de danışman yap. *Kazauat anası-gitçe kauğa: - . Savaşın anası küçük kavgadır. (Bu atasözünde "ana" sözü - "sebep", "neden", "doğurucu" anlamlarında gelmektedir). *Kul tarhha çıksa hanbiyçe kirtaban bolur: , . Köle tahta çıkarsa kraliçesi kir tabanlı olır.( Kelmesi kelimesine çeviri manasını verememekte. Anlamı-"Düşük kaliteli kişi yüksek mevkiye gelirse, toplumun gözdelerini kendi seviyesine çeker). *Tonnuznu törge salsan tepsige tegene saldırır: Ҩ . Domuzu baş köşeye oturtursan sofraya yalak koydurur. ("Domuz" kelimesi "değersiz kişi"anlamında verilmektedir). *Korkak başçı kauğar sırtın cauğa tanıtır: . Korkak başkomutan askrıinin sırtını düşmana tanıtır. *Kılıç bla kirgen kılıçdan ölür: , . Kılıçla gelen kılıçtan ölür. *İyilgen baş kesilmez: . Eğilen baş kesilmez. *Eski cau cannı şohtan baş: . Eski düşman yeni dosttan üstündür. *Az söleşgen köb eter: . Az konuşan çok yapar. *Calan talandırır: . Yalan dalatır.(Yalan kaynağını geç erken dalanır-anlamında anlaşılır). *Tili uzun abına cürür: - . Uzun dilli düşe kalka yürür. (Burada "yürür" kelimesi "yaşar" ağırlıklı manadadır). *Uzakdağı-uzayır, cuukdağı -bezdirir: -, -. Uzaktağı mesafeli kalıp ara uzaklaşır, yakındaki bıktırır. *Kerti şohdan - katı söz: - . Gerçek dosttan sert söz. *Kerti şohdan - kerti söz: - . Gerçek dosttan gerçek söz. *Ullu köllülük bla akıl kan cauladan az takıl: ʨ , . Kibirle Akıl kan düşmanlardan biraz yakın. Takıl (bir şeyden daha iyi) kelimesi burada bıraz yakın manada gelmektedir. *Ata bilmegen taşnı başına urur: . Atmasını bilmeyen taşı kendi başına vurur. *Kesi amanlı balta alıb çabar: . Suçlu baltayla ilki saldırır. (Satıraltı tercümesi atasözünün anlamını doğru yansıtamamaktadır. Kullanılan anlamı-"Suçlu saldırıya ilki geçer"). *Sözden köz çığar: Ѩ ʨ . Laf nedeniyle göz oyulur. *At cer eşekge caraşmaz: . At eyeri eşeğe yakışmaz. *Eşek bla cıyılğan at iyisli bolur: . Eşekle aynı damda barınan at kokulu olur. *Kuldan tulnu al: , . Kuldan ise dulu al. Satıraltı tercümesi manayı zedelemekte. Kullanımdaki anlamı: Kul kıza asil dul kadını tercih et. *Bet uyala uyala cıyırılır, kuyruk uyatsız uyatsız caş turur: - , ʨ - . Yüz utana utana buruşuklaşır, kıçsa utanmaz utanmaz genç kalır. *Kozu tabhan börü koynu izlemez: , . Kuzuyu bulan kurt koyunu aramaz. *At-arıklıkdan, kız-carlılıkdan: - , -. At-zayıflıktan, kız ? fakirlikten. Satıraltı tercüme Türkiye Türkçesi'nde mana veremez. Kullanılan anlamı- "At zaıf düşünce öldürülür, kız fakir olunca küçük düşer". *Az körgen köb süer: ʨ, . Satıraltı tecümesi &quo
: 1
(: 1)